cinsel gelişim ve infertilite1

Views:
 
Category: Entertainment
     
 

Presentation Description

No description available.

Comments

Presentation Transcript

Cinsiyet gelişimi genleri, İnfertilite, amenore ve Habitüel abortus genetiği:

Cinsiyet gelişimi genleri , İnfertilite, amenore ve Habitüel abortus genetiği Dr. Gökay BOZKURT

Üreme sistemi embriyolojisi:

Üreme sistemi embriyolojisi 6. haftada bipotansiyel germ hücreleri gonad çıkıntılarına doğru göç etmiş olurlar Y kromozomunun varlığına göre bir dizi gen etkisiyle ya over ya da testis gelişimi başlar Overlerin gelişebilmesi için Y kromozomu üzerinde bulunan, özellikle SRY (Sex region of Y) veya bir başka adıyla TDF (testis determining factor) geni olmamalıdır

Üreme sistemi embriyolojisi:

Y kromozomunun varlığında testisi oluşturan seminifer tubuli, leydig hücreleri, spermatogonia ve destekleyici sertoli hücreleri meydana gelir Intrauterin yaşamda plasentadan salınan human koryonik gonodotropin (HCG), fetal testisten androjenlerin salınmasını uyarır Y kromozomu yokluğunda ise; 12. hafta sonrası gonadda kortex, medulla ve folliküller içinde oogonia ile overler gelişir 3. Ayın sonlarında overlerde mayoz I başlar, ancak yıllar sonra ovulasyona kadar dictiyoten’de (Profaz I evresi) bekletilir. Ovulasyonla metafaz II’ye ulaşır. Fertilizasyon olmazsa mayoz tamamlanamaz. Üreme sistemi embriyolojisi

Üreme sistemi embriyolojisi:

Primordial germ hücreleri göç ederken mezonefrik (Wolfian) ve paramezonefrik (Müllerian) kanallar da gelişmektedir Erkekte testis leydig hücrelerinde üretilen androjen, mezonefrik kanallardan erkek genital kanalların oluşmasını sitümüle eder. Ayrıca Sertoli hücrelerinden Müllerian inhibe edici madde denilen bir hormon salgılanarak paramezonefrik kanalların daha fazla oluşmasının önüne geçilir Kadında ise mezonefrik kanallar geriler, paramezonefrik kanallar ise kadın genital kanal sistemini oluşturmak üzere gelişmeye devam eder (Üçüncü ayda tamamlanır) Üreme sistemi embriyolojisi

Üreme sistemi embriyolojisi:

Erken embriyo döneminde eğer testis varsa androjen etkisiyle eksternal erkek genital yapısı gelişir Testis yok ise over olsun ya da olmasın dişi external genital dokuları gelişir Üreme sistemi embriyolojisi

Cinsiyetin belirlenmesinde kromozomal faktörler:

Cinsiyetin belirlenmesinde kromozomal faktörler X ve Y kromozomları yapısal, kalıtımsal farklılıkları ve karşıt cinsiyetler arasında fark oluşturmaları nedeniyle özellikle son 50 yıl ilgi odağı olmuştur

Y kromozomu:

Y kromozomu Y kromozomunun yapısı ve cinsiyetin gelişiminde üstlendiği rol moleküler düzeyde ortaya konmuştur Mayozda X ve Y kromozomlarıın uçlarında rekombine olurlar “Pseudootozomal bölge” denilen bu bölgeler otozomlar gibi mayoz I’de homolog bölgeler olarak cross over’a girerler

PowerPoint Presentation:

meisosis1 meisosis2

Y kromozomu:

Y kromozomu X ve otozomlara göre oldukça az miktarda gen içerir Bu genlerin çoğu da genital gelişimle ve sperm üretimi ile ilgilidir Y kromozomu

SRY geni:

SRY geni Rekombinasyon (X ve Y arasında) normalde Xp/Yp pseudootozomal bölgelerinde olur Ancak bu bölge dışında oluşan crossing over XX erkek ve XY dişi lerin oluşmasına yol açar 20.000’de bir oluşan bu bozuklukların sebebi, XX erkeklerde X kısa kolunda bazı Y sekanslarının bulunması; XY dişilerde ise Y üzerindeki SRY gen delesyonudur.

SRY geni:

Bu bozukluklar SRY geninin erkek genital gelişiminde oynadığı rolün dişilerde karşılığı ise R-spondin1 (RSPO1) genidir. Mutasyona uğrarsa 46,XX dişiler erkek fenotipe sahip olur Diğer cinsiyet belirleyici genler X ve otozomlar üzerinde bulunmaktadır Sonraki slaytta erkek cinsiyet gelişiminde rol oynayan genleri görebilirsiniz SRY geni

PowerPoint Presentation:

Erkek fenotip oluşmasında yer alan genler ve mutasyon tipleri External genitaller Female or ambiguous Ambiguous Ambiguous or male with cryptorchidism Ambiguous or male Female or ambiguous or male Female or ambiguous or male with cryptorchidism Testes Dysgenetic Absent Dysgenetic Dysgenetic Dysgenetic Dysgenetic Dysgenetic Dysgenetic or absent Dysgenetic Absent or dysgenetic or hypoplastic Müllerian duct derivatives + +/- +/- +/- + Yeterli bilgi yok Yeterli bilgi yok +/- +/- +/- İlişkili anomaliler Adrenal failure Late- onset renal failure, Gonado- blastoma Early-onset renal failure, Wilm's tumor Cleft lips and palate, tetralogy of Fallot,intra uterine growth retardation, micro- cephaly Mental retar- dation, Wilm's tumor, Aniridia, renal agenesis or horseshoe kidney Severe psycho- motor retardation, dysmorphic face, thalassemia Yok veya mental retardation, cleft palate, dysmorphic yüz Ciddi skeletal defekler Craniofacial abnormalities, microcephaly mental Retardation Bilinen Sendrom Frasier Denys-Drash WAGR(Wilms Tümör,  Aniridia,  Genital Anomaliler, Retardation Sendromu) α thalassemia ve mental retardation X-linked Campomelic displasia Gen SRY SF1 The steroidogenic factor WT1 WT1 WnT4 / RSPO1 locus WT1 ATRX DSS locus (DAX-1 /MAGEB) SOX 9 DMRT1 and DMRT2 Molecular Defekt Inactivating mutation Gene duplication Inactivating mutation /Deletion Inactivating mutation /Duplication Gene duplication Inactivating mutation Inactivating mutation/ Deletion

Y kromozomundaki spermatogenez genleri:

Y kromozomundaki spermatogenez genleri Normal spermatogenezde görev alan gen sayısı: 2000 ve üzeri, -1 no’lu kromozom - 2968 gen -Y Kromozumu - 231 gen Y kromozomu uzun kolundaki delesyonların non-obstrüktif azoospermilerin en az %10’una neden olduğu, oligospermilerin de daha az oranda sorumlusu olduğu bildirilmiştir Azoospermia faktörleri denen (AZF) genlerin Y kromozomu üzerindeki üç bölgeden oluştuğu (AZF a, AZF b, AZF c) ve ove r lap olmadıkları görülmüştür DAZ (deleted in azoospermia) geni de AZFc bölgesinde bulunur ve de-novo mutasyonlarının infertiliteye neden olduğu genlerdendir

PowerPoint Presentation:

Tüm sistemleri sağlıklı erkeklerin yaklaşık %2’sinde infertilite vardır ve de novo mutasyonlar önemli bir faktördür Bu nedenle erkek infertilitesinde mutlaka karyotipleme yapılmalı, Y kromozomu moleküler olarak incelenmelidir. Sonuca göre yardımlı üreme yöntemlerine yönelik genetik danışma verilmelidir Y kromozomundaki spermatogenez genleri

PowerPoint Presentation:

Erkek nedenli İnfertilitede Etyoloji n=500) % Varikosel 34.0 Obstrüksiyon 26.0 Testiküler Yetmezlik 16.4 Idiyopatik 26.0 Ejakülatuar 2.4 Kriptorşidi 3.0 Genetik nedenler 0.5 Gonadotoxinler 2.0 Infeksiyonlar 1.0 Sistemik hastalıklar 0.2 Endokrinopati 1.0 Travma 1.0 Çoğunluğunda tam gösterilememiş olsa da GENETİK PATOLOJİ?

PowerPoint Presentation:

Erkek nedenli İnfertilitede Etyoloji 1. Genetik (%15-20) A)Kromozomal Bozukluklar Azoospermi- Normospermi ~%5.8 Klinefelter Sendromu (XXY) Azoospermi-Şiddetli Oligospermi ~%4.15 Diğer Eşey kromozomal değişik. Azoospermi- Normospermi %0.15 Robertsonian Translokasyonlar Azoospermi-Şiddetli Oligospermi %0.75 Resiprokal Translokasyonlar Azoosopermi-Şiddetli Oligospermi %0.75 B)Y Kromozom Delesyonları Azoosopermi-Şiddetli Oligospermi ~%8.2 AZFa Azoospermi- Sertoli cell only sendromu; %0.4 AZFb Azoospermi-Spermatogenik Arrest %1.3 AZFc Azoospermi-Şiddetli Oligospermi %2.7 AZFb-c SCOS/Spermatogenik Arrest %0.7 AZFa-b Azoospermi-SCOS-Şid. Oligospermi %0.1 AZFa+b+c Azoospermi- Sertoli cell only sendromu; %0.3 Parsiyel AZFc Azoospermi-Normospermi %2.3 AZF dışında %0.5 C)Gen Mutasyonları %1-6 CFTR (CBAVD hastalarında %60-70) Obstrüktif Azoospermi %5 AR Azoospermi-Oligospermi %1.7 INSL3-LGR8 Kriptorşidizm <%5 2.Varikosel (%35) 3. İdiyopatik (%25) 4. Enfeksiyon (%10) 5. Endokrin (<%5) 6. İmmünolojik (<%5) 7. Kanal Obstrüksiyonları(<%5)

Y kromozomu delesyonları için Kimi taramalıyız? :

Y kromozomu delesyonları için Kimi taramalıyız? Fenotip insidans Fertil Erkek 0.4 İnfertil erkek 7.0 Azospermi 7-11 Sertoli Cell Only 35

İnfertilitede genetik:

İnfertilitede genetik 9.766 İnfertil Erkek 94.465 Erkek Yenidoğan Kromozomal Anomali %5.8 %0.38 Seks Kromozomal Anomali %4.2 %0.14 Otozomal Kromozomal Anomali %1.5 %0.25

İnfertilitede genetik:

Gros kromozomal anomaliler Tüm infertil erkeklerin %6’ında %1 Normospermik %4-5 Oligospermik %5-20 azospermik Klinefelter Translokasyonlar Y Kromozom Mikrodelesyonları Azospermide %5-15 İnfertilitede genetik

X Kromozomu:

X Kromozomu X kromozom aneuploidileri en yaygın sitogenetik düzensizlikler arasındadır X kromozom düzensizliklerine karşı kısmen görülen dayanıklılığın bir nedeni X inaktivasyonudur.

X kromozom inaktivasyonu:

X kromozom inaktivasyonu Somatik interfaz hücrelerinde Barr cisimciğinin normal dişilerde görülmesi ile farkedilmiştir. X arttıkça Barr cisimciği sayısı da artar. Normal erkekte yoktur İnaktif X, aktif X’e göre S fazında daha geç replike olur. Bu asenkronize durum “replikasyon bantlama” tekniği ile gösterilebilir İnaktif X kromozomunda sitozin bir çok yerde metillenmiştir. CpG dinükleotidlerinde görülen bu metillenme DNA metiltransferaz tarafından yapılır

X kromozom inaktivasyonu:

X kromozomundaki tüm genler inaktive olmaz. Yaklaşık %15 genin inaktivasyondan kaçtığı ve exprese olduğu görülmüştür İnaktivasyondan kaçan genlerin çoğu kısa koldadır Bunu bilmek özellikle parsiyel X kromozom aneuploidilerinde verilen genetik danışma için önemlidir XIST, X inaktivasyon merkezinde bulunan (Xq13) ve sadece inaktif X’de transkribe olan gendir. Yokluğunda X inaktivasyonu oluşmaz X kromozom inaktivasyonu

PowerPoint Presentation:

Kedilerde kızıl ya da turuncu renk geni cinsiyeti belirleyen X kromozomundandır. Baskın formu (O) kediyi kızıl yapar; çekinik formu (o) kedinin taşıdığı diğer renkte olmasına sebep olur. Erkek kedide bu rengin sadece bir kopyası olur. Bu yüzden, (O) taşıyorsa kızıl bebekler olur. Ama sadece (o) taşıyorsa herhangi bir renkte yavru olabilir.

X İNAKTİVASYONU:

X İNAKTİVASYONU İnaktivasyondan kaçan genler vardır: Psedo otozomal bölge Hem X, hemde Y’de kopyası olan ve crossing-over geçirebilen bölge. Otozomal resesif ile karışır Örnek: Diskondroosteosis Hem X, hemde Y’de kopyası olan ve crossing-over geçirmiyen bölge. Otozomal resesif ile karışır Sadece X’de kopyası olan bölge Otozomal resesif ile karışmaz Örnek: İktiyosisis

PowerPoint Presentation:

İnfertilite nedeni organopatilerin anatomik sınıflandırması Hypothalamic (I) Pituitary (II) Gonadal (III) Genital traktüs (IV) İnfertilite nedeni organopatilerin klinik sınıflandırması Hypogonadotrophic hypogonadism (I ve/veya II patolojik) Hypergonadotrophic hypogonadism (III patolojik) Obstrüktif bozukluklar (IV patolojik) İnfertilite nedeni organopatilerin genetik sınıflandırması Hypothalamic infertilite genleri (I) Pituitary infertilite genleri (II) Gonadal infertilite genleri (III) Genital traktüs infertilite genleri (IV)

İnfertilite genetiği:

İnfertilite genetiği

Hipotalamus –Hipofiz- Gonad ekseninde fertilite bozukluğuna yol açan tek gen bozuklukları :

Hipotalamus –Hipofiz- Gonad ekseninde fertilite bozukluğuna yol açan tek gen bozuklukları Hipogonadotropik hipogonadizm -HHG

Hipotalamik infertilite genleri :

Hipotalamik infertilite genleri Hipotalamusdaki infertiliteden sorumlu olan gen mutasyonları genellikle hipogonadotropik hipogonadizme neden olur Pubertenin olmaması veya gecikmesi söz konusudur serum gonadotrophin düşük follicle stimulating hormone FSH) düşük luteinising hormone (LH) düşük sex steroidlerinin düşük (kadınlarda oestrogen, erkeklerde testosterone) gonadlar normal gonadotrophin releasing hormone (GnRH) düşük, pulsatile GnRH uygulanırsa fertilite genellikle mümkündür

Hipotalamik infertilite genleri:

Hipotalamik infertilite genleri KAL1 geni Kallmann sendromu sorumlu geni İdiopathic hypogonadotrophic hypogonadism Anosmia synkinesia (extremitelerin simetrik hareketi), visual anormaliteler, renal agenesis midline facial clefting X linked recessive

Kallmann sendromu:

Kallmann sendromu

Hipotalamik infertilite genleri:

Hipotalami k infertilite genleri AHC geni Adrenal hipoplazi congenita (AHC) ’dan sorumlu gen Adrenal yetmezlik Glukokortikoid eksikliği Mineralokortikoid eksikliği Kriptorşidizm eşlik edebilir

Hipothalamik infertilite genleri:

Hipothalami k infertilite genleri LEP ve LEPR genleri Leptin metabolizmada ve pubertede önemli rol oynar. Mutasyonların farelerde obesiteye ve hipogonadotrofik hipogonadizme yol açtığı gösterilmiştir

Hipofiz infertilite genleri:

Hipofiz infertilite genleri İnfertiliteye neden olan hipofiz genleri hipofiz hormonlarının; Tiroid stimulan hormon (TSH) Prolaktin Büyüme hormonu FSH LH’ın hepsinin veya bir kısmının yetersizliğine neden olur Sadece FSH ve LH yetersizliği ise fertil i te ve puberte bozukluğuna yol açar ve eksik olan yerine konursa sorun kalmaz

Hipofiz infertilite genleri:

GNRHR geni Homeobox gen leri EMX2 HESX1 FSHß geni Kadınlarda Tam veya kısmi gögüs gelişimi Düşük FSH ve östradiol Yüksek LH Sterilite Erkeklerde Azospermi Normal veya eksik puberte Hipofiz infertilite genleri

Hipofiz infertilite genleri:

LHß / hCGß genleri Erkeklerde puberte gecikmesi Bilateral küçük testisler Düşük testosteron Artmış gonadotrophinler PROP1 geni Kombine hipofiz hormone yetmezliği oluşur Büyüme hormonu, TSH prolaktin, FSH LH Hipofiz infertilite genleri

Gonadal infertilite genleri:

Kromozomlara göre anomaliler X kromozomal Y kromozomal Otozom kromozomal Gonadal infertilite genleri

Gonadal infertilite genleri:

Gonadal infertilite genleri X Kromozomu anomalileri Tam X kromozom delesyonları 45,X veya mosaizm (46,XY, 46,XX, 47,XXX, or 46,X,iXq) Düşük FSH, LH, östradiol Normal puberte, 40 yaş öncesi ovarial yetmezlik Parsiyel X kromozomu delesyonları Normal puberte olsa bile genellikle fertilite nadirdir X; otozom translokasyonları Hemen hemen tüm erkekler ve kadınların yarısı sterildir X kromozomu tek gen bozuklukları Diaphanous geni FMR1 geni (frajil X’den sorumlu gen) (Premature ovarian disfunction)

Gonadal infertilite genleri:

Gonadal infertilite genleri Y kromozomu anomalileri 47,XXY Azospermi Y kromozomu tek gen bozuklukları Sry geni Spermatogenesis genleri

Spermatogenesis genleri:

Spermatogenesis genleri

Steroid enzim genleri:

Steroid enzim genleri Gonadal infertilite genleri

Gonadal infertilite genleri:

Otozom kromozom anomalileri FSHR geni hipergonadotrofik hipogonadizm Fenotip; normal veya eksik meme gelişimli primer amenoreden, normal meme gelişimli sekonder amenoreli olgulara kadar değişebilir LHCGR geni familial erkek precocious puberty Steroid enzim genleri (CYP17, CYP19, HSD17B3, ve SRD5A2) otozomal resesif infertilite NR5A1 geni adrenal bez ve gonadlarda steroidogenesisten sorumlu Gonadal infertilite genleri

Gonadal infertilite genleri:

WT1 geni Mutasyon tipine göre Denys-Drash sendromu Wilms tümörü Nefropati sexual ambiguity- erkeklerde gonadoblastoma Frasier sendromu Wilms tümörü renal yetmezlik sexual ambiguity streak gonadlar SOX9 geni Gonadal infertilite genleri

Gonadal infertilite genleri:

Otozom kromozom anomalileri Otoimmün regülatör (Autoimmune regulatory -AIRE) geni Otoimmun poliendokrinopati-candidiasis-ectodermal distrofi (APECED sendromu) H ipoparatiroidizm (80%) A drenal yetm.(70%) Ovarian yetm. (60%) Testiküler yetm. (14%) O tosomal resesif GALT (galactose-1-phosphate uridyltransferase) geni S adece dişileri etkiler, primer veya sekonder amenore görülür FOXL2 geni Bleferafimozis-ptozis-epikantus inversus sendromu autosomal dominant , prematür ovarian yetmezlik Gonadal infertilite genleri

BPES sendromu:

BPES sendromu Blepharophimosis-ptosis-epicanthus inversus sendromu

BPES sendromu:

BPES sendromu Blepharophimosis-ptosis-epicanthus inversus sendromu

Genital traktüs infertilite genleri:

Genital traktüs infertilite genleri Androjen reseptör ( AR ) geni 46,XY erkekler Tam androgen duyarsızlığı sendromu Otozomal resesif Fenotip dişi ve primer amenore HOXA13 gene Uterus gelişim genidir CFTR geni

Erkek infertilitesi genetiği:

Erkek infertilitesi genetiği Azospermi NOA (Non-obstrüktif azospermi-sperm üretimi bozuk) Kromozom anormalitesi (15%) Y kromozom mikrodelesyonları (13%) OA (Obstrüktif azospermi-sperm kanalı tıkalı) KOA (Kongenital obstrüktif azoospermi) Konjenital vas deferens yokluğu Bilateral ise Kistik fibrosizle ilişkili olma yüzdesi %80 Ünilateral ise Kistik fibrosizle ilişkili olma yüzdesi %43 İOA (İdiopathic obstrüktif azoospermi) Kistik fibrosizle ilişkili olma yüzdesi % 47 Oligospermi Kromozom anormalitesi (2%) Y kromozom mikrodelesyonları (6-8%)

Erkek infertilitesi genetiği:

Noonan sendromu Myotonik distrofi Kallmann sendromu Partial androgen insensitivitesi (Reifenstein sendromu ) Erişkin Polikistik Böbrek hastalığı Kartagener/Immotile Cilia sendromu Erkek infertilitesi genetiği

İnfertilite-abortus:

İnfertilite-abortus Açıklanamayan infertilite kromozom çalışmasını akla getirmelidir Azoospermik erkeklerin %5’i Klinefelter sendromu tanısı almaktadır Tüm tanınmış gebeliklerin %15’i spontan düşükle sonlanır ve %50’si kromozom düzensizliğine bağlıdır Habituel abortuslarda %3-6 eşlerden biri kromozom düzensizliği taşıyıcısıdır Açıklanamayan bebek ölümlerinde cilt fibroblastları birkaç gün yaşayabildiğinden üşenmeden doku örneği alınmalıdır Tüm düşük ve yenidoğan ölümlerinin %5’i kromozom düzensizliğine bağlı olup hepsinde multiple anomali olması şart değildir

İnfertilite-abortus:

Reküren düşük yaşayan çiftlere standart yaklaşımda karyotipleme önerilse de literatürdeki yayınlar karyotip tayinin gebelik kaybının tanı ve tedavisindeki yeri tartışmalıdır Gebelik kaybı yaşayan çiftlerin %3-5‘inde dengeli translokasyon bulunduğu tespit edilmiştir. 71 Avrupa ülkesinden toplanan 1356 dengeli yapısal kromozom anomalisi saptanan çiftin CVS ile fetal karyotiplemesinden oluşan çalışmada anormal kromozomların embryoların %40’ına geçtiği gözlenmiştir. Dolayısıyla %60’ında embryolar öploiddir Parental kromozom anomalisi olan çiftlerin abortuslarının %30.8’inde parental kromozomları normal olan çiftlerin ise %23,2’sinde anöploidi tespit edilmiştir Bu fark istatistiksel anlama ulaşmamıştır İnfertilite-abortus

İnfertilite-abortus:

Parental kromozom anomalisi varlığında canlı doğum oranı %55,3’ten %45.2’yedüşer. Bu fark da istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır Goddijn ve arkadaşlarının daha sonraki çalışmalarında ise yapısal kromozom anomali taşıyan çiftlerin izleyen gebeliklerinin %70’nin canlı doğum ile sonuçlandığı bildirilmiştir Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan çiftlerde takip eden gebeliğin prognozunda önceki gebelik kaybı sayısı, maternal yaş ve önceki gebelik ürününün kromozom yapısı parental kromozom yapısından daha etkili gibi gözükmektedir Parental karyotipleme tekrarlayan gebelik kaybında ACOG, RCOG ve ESHRE protokollerinde standart bir yaklaşım olsa sonucun tanı ve tedavi üzerinde etkisi sınırlıdır Parental karyotipleme fetal karyotiplemenin indirekt değerlendirilmesidir ve fetal karyotiplemenin yerini tutamaz İnfertilite-abortus

İnfertilite-abortus:

PGT’in önemli basamakları olan blastomer biopsisi, fiksasyon ve FISH analizinin en tecrübeli ellerde bile hatasız yapılması mümkün değildir. FISH analizinin prob başına %92-99 doğruluk oranları mevcuttur dolayısıyla çok sayıda prob kullanımında yanlış tanı olasılığı kaçınılmazdır İnsan preimplantasyon embryolarında mozaisizm sık rastlanan bir durumdur. Diploid–anöploid mosaisizmde normal blastomer aspirasyonu diploid blastomer oranını azaltarak anormal hücre oranı yüksek embryo transferi ile sonuçlanır Diğer taraftan anöploid blastomer aspirasyonu normal blastomer oranını artırmasına ve bu embryoların viabilite potansiyeli olmasına rağmen anöploid olarak değerlendirilerek imha edilmesi ile sonuçlanır Bilimsel kanıtlardaki yetersizlik ve beraberinde tedavinin maliyeti ve riskleri düşünüldüğünde TGK olgularında PGT‘in rutin olarak uygulanması önerilmemektedir İnfertilite-abortus

Abortus materyalinin sitogenetik incelenmesi:

Abortus materyalinin sitogenetik incelenmesi Tekrarlayan gebelik kaybı olgularında anöploidi ile daha sık karşılaşıldığı bazı çalışmalarda öne sürülse de bu olgularda anöploidi sıklığının spontan düşüklerdeki ile aynı hatta daha düşük olduğu tespit edilmiştir TGK olan hastaların bir kısmından reküren anöploidinin sorumlu olabileceği düşünülmüştür. Fakat Goddijn ve arkadaşlarının çalışmasında anöploid aborttan sonra bir sonraki abortus materyalinin %16’sında anöploidi saptanmıştır ki bu risk tüm gebe kadınların bazal anöploid abort riskinden (%15) farklı değildir TGK değerlendirilmesinde gebelik ürününe karyotip tayini RCOG tarafından rutin olarak önerilirken, ACOG yetersiz kanıt olduğundan günlük uygulamada kesin bir öneri olamayacağını belirtmiştir

Abortus materyalinin sitogenetik incelenmesi:

Araştırmalarda düşük materyalinde anöplöidi saptanması durumunda takip eden gebelikte canlı doğum oranları %62-67 iken euploid olması halindeyse %37-38 olarak bulunmuştur. Fetal anöploidi tespit edilmesi abortusun fetal kaynaklı olduğunu ve bir sonraki gebelikte canlı doğum olasığının daha yüksek olabileğini göstermektedir. Sitogenetik inceleme pahalı bir metod olup anöploidi riskinin tekrarlayan gebelik kayıplarında sporadik kayıplara göre daha sık rastlanmaması ve tekrarlayan anöploidinin TGK’dan sorumlu olmadığının gösterilmesi bu yöntemin rutin olarak kullanmamızı sorgulamamamıza neden olmaktadır Diğer taraftan aileye prognozla ilgili bilgi verilmesinde ve psikolojik yararı üzerindeki yeri tartışılmazdır Abortus materyalinin sitogenetik incelenmesi