�in�in 1997 �ncesi Geli�imi ve Asya Kriz...

Views:
 
Category: Entertainment
     
 

Presentation Description

No description available.

Comments

Presentation Transcript

Çin’in 1997 Öncesi Gelisimi ve Asya Krizinin Çin’e Etkisi : 

ONR FR©SGZL Çin’in 1997 Öncesi Gelisimi ve Asya Krizinin Çin’e Etkisi

IÇERIK : 

IÇERIK Giris Çin Halk Cumhuriyeti’nde 1978 Ekonomik Reformu ve Sonrasi dönemler 1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:’’Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis’’ Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Büyümenin Etkileri: Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri, Ekonomik Büyümenin Fiyatlar Genel Düzeyi Üzerindeki Etkileri, Ekonomik Büyümenin Istihdam ve Isgücü Akimi Üzerindeki Etkileri, Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerinde Etkileri, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ekonomik Büyümesinde Yabanci Yatirimlarin Ve Disa açilmanin rolü, Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari, Asya Krizinin Çin’e Etkisi Genel Degerlendirme ve Sonuç

GIRIS : 

1949 yilinda, Komünist Parti ve Mao Zedong öncülügünde Halk Cumhuriyeti’nin kurulusunun ilan edilmesinden sonra uzun yillar kapali ekonomi bir ekonomi yapisi gösteren Çin, uyguladigi merkezi planli ekonomi politikasiyla istikrari saglamis, ancak büyüme ve refah artisinda önemli sorunlar yasamistir. Bu politikalarin sürdürülemeyeceginin anlasilmasindan sonra 1980’lerin basinda, kolektif tarim uygulamasini durdurmus özel tesebbüse yeniden izin vermistir. GIRIS

GIRIS : 

GIRIS Yaptigi reformlarla Çin ekonomisine damgasini vuran Deng Xiaoping’in “Bazi kisiler ve bölgeler önceden zenginlessin , sonunda toplumun tamami zenginlesecektir.” sözü ise 1980 sonrasi dönemdeki degisimi açikça ifade etmektedir. Dev bir ülke olan Çin , son 20 yilda gerçeklestirdigi reformlarla dünya ekonomisinin en önemli güçlerinden biri haline gelmistir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler : 

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler Çin Halk Cumhuriyeti’nin 1949 yilinda kurulusundan itibaren uyguladigi planli ekonomi, Çin ekonomisinin planli ve istikrarli gelismesini saglamistir. Ancak bu sistem belirli bir zamandan sonra amacindan sapmis ve gelisme hizina ciddi bir sekilde engel olmustur. Bu gerekçelerle 1970’li yillarin sonunda Çin’in planli ekonomi sistemini degistirmeye yönelik reformlar baslatilmistir. Bunlar:

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler : 

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler 1978 yilinda kirsal alanda uygulanmaya baslanan “Sözlesmeli Aile Sorumluluk Sistemi” bu konuda en önemli reformlardan biridir. 1984 yilinda ise gündeme gelen ekonomi sistemi reformu ise; kalkinmanin yönünü kirsal alandan kentlere yöneltmistir. 1992 yilinda yapilan reformlarin yönü ise, sosyalist piyasa ekonomisi sisteminin gelistirilmesine yöneliktir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler : 

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Reform ve Sonrasi Dönemler Bu 3 temel vurgudan ötürü Çin’in ekonomik büyümesi bu çalismada üçlü bir ayrimla incelenmistir. Dönem esasli bu ayrim su sekilde siralanabilir: Sosyalist piyasa ekonomisine geçis dönemi, 1997-2002 yillarindaki durgunluk dönemi, Son olarak 2003’te baslayan ve günümüze de süren Büyüme Stratejisi dönemidir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Bu dönem, 1978-1984, 1985-1991 ve 1992-1996 olmak üzere 3 temel döneme ayrilarak incelenebilir. Ilk alt dönemde (1978-1994) Mao’nun ölümünden kisa bir süre sonra, 1978’de Deng Xiaoping’in basa geçmesiyle Çin’de kendine özgü bir piyasa reformu baslamistir. Bu reforma gereksinim duyulmasinin nedenleri su sekilde siralanabilir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Mao’nun kültür devriminin giderek halkin destegini kaybetmesi, Uzun yillara dayanan devlet planli uygulamalarinin kitliklarla bas edememesi, Öteki uzak dogu ülkelerinin (Tayvan, Hong Kong, Singapur, Güney Kore) uyguladiklari piyasa ekonomisinin göreceli olarak basarili sonuçlar elde etmesidir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Bu dönemdeki reformlarin odak noktasi tarim kesimi olmustur. Tarimsal verimliligin arttirilmasi ve ihracatta birincil mallara agirlik verilmesi (Özellikle petrol) bu dönemdeki ekonomik büyümenin temel etkenleridir. Tarimsal verimliligin arttirilmasinin 2 nedeni vardir: Sözlesmeli aile sorumluluk sistemi:Aile, üretimin bir birimi haline getirilmesidir. Bu dönemde çiftçilerin kendilerinden istenen belli miktardaki ürünü her yil devlete ödeme zorunluluklari var iken eger öngörülen miktardan fazla üretimleri varsa bunu da piyasa kosullarinda belirlenen serbestçe satmalarina izin verilmistir. Bu uygulama ekonomik gelismeyi hizlandirmistir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Ikinci neden ise; devletin bazi ürünlerde önemli fiyat artislari yapmasidir. Nitekim bu döneme iliskin McMillan’in yaptigi çalismaya göre; tarimdaki ortalama verim artisi %5.9’dur. Bu artisin %78’i aile sorumluluk sistemine baglanirken %22’sinin yüksek fiyat temelli oldugu hesaplanmistir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” 1985-1991 yillarini kapsayan ikinci alt dönem ise, reformlarin odagi, kamu isletmelerinin modernizasyonu olmustur. Bu dönemdeki büyümenin temelinde, kirsal alandaki isletmeler ve emek-yogun üretilen imalat ürünlerine dayali yapilanma vardir. Ancak kaynak dagilimindaki etkinlik, yani üretim faktörlerinin verimsiz alanlardan verimli alanlara kaydirilmasi (özellikle kamudan özel sektöre) büyümede anahtar rolü oynamistir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” 1992-1996 yillarini kapsayan üçüncü alt dönemde ise dogrudan yabanci sermaye yatirimlari özellikle ihracat sanayinde ve büyümede itici güç olmustur. 1978-1996 dönemindeki ekonomik reformlarla birlikte disa açilma ve planli ekonomiden asamali olarak piyasa ekonomisine geçis baslamistir. Bu çerçevede Çin Milli Kongresinde Subat 1978’de , 1985 yilina kadar gerçeklestirilecek dört modernizasyon programini kabul etmistir. Bu program ile tarim ,sanayi, bilim teknoloji, ve savunma alanlarinin 1985 Yilina kadar çagdas kosullara kavusturulmasi öngörülmüstür.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Xiaoping döneminde kalkinmanin piyasa temelli olabilecegi ve ekonomide rekabet unsurunun temel alinmasi durumunda büyümenin gerçeklesebilecegi fikrinin ortaya konulmasi üzerine ekonomide bu yönde önlemler alinmaya baslanmistir. Alinan önlemler su sekildedir: Faydaci bir yaklasimin benimsendigi bu dönemde, ekonomi politikalari, somut veriler ele alinarak uygulanmis ve ülke için tek bir program yerine her çografi bölge ve ekonomik sektör için kendi kosullarina uygun program hazirlanmistir. Bu dönemin diger özelligi ise yabanci sermaye girisleri ve dis ticaretin önem kazanmaya baslamasidir. 1990’larin basindan itibaren de artik tüm dünyada uygulandigi üzere, kisitlamalar kaldirilmis, tüm fiyatlar piyasa kosullarina göre serbestçe belirlenmeye baslanmistir.

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” : 

1978-1996 Ekonomik Reform Dönemi:”Sosyalist Piyasa Ekonomisine Geçis” Bugün Çin’de uygulanan ve “Sosyalist Piyasa Ekonomisi” olarak adlandirilan geçis iste bu dönemde gerçeklesmistir. Devlet, hala tarim kesimi hariç, en büyük isletmelerin sahibidir. Ekonomiyi denetlemeye devam etmektedir. Ve en önemli sanayi dallari da öncelikle merkezi planlama ile yönetilmektedir. Kisacasi Çin Ekonomisi 1980’lerin sonu ile 1990’larin basinda önemli ölçüde karma bir sistem olma özelligine sahiptir. Çin ekonomisi tam olarak ne merkezi planli bir ekonomi ne de Pazar ekonomisine olarak tanimlanmaktadir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Büyümenin Etkileri : 

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Ekonomik Büyümenin Etkileri Çin’in ekonomik büyümesinin etkileri dört baslik altinda incelenmistir. Bunlar: Dis ticaret üzerine etkileri, Fiyatlar genel düzeyi üzerine etkileri Istihdam ve isgücü akimi üzerindeki etkileri, Yoksulluk üzerine etkileridir.

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: Çin’in dünya ekonomisindeki yeri dis ticaret temellidir.Çin 1978 piyasa reformuyla birlikte, öncelikle uzun zamandan beri uyguladigi kendine yeterlilik ve disa kapali ekonomi modelinden vazgeçmistir. Böylece daha önce görülmemis nitelikte dis ticaret hacmine kavusmus ve kalkinmasini bu sekilde gerçeklestirmistir.

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: Toplam dis ticaret hacmi 1978’deki 36 milyar dolardan günümüzde 1,4 Trilyon dolara ulasmistir. 1978’de dünya dis ticaretindeki payi %1’lerde olan ülkenin payi %8’lere çikmistir. 1978-1997 dönemindeki dis ticaret artislarinin temel nedeni, dis ticaret bilesimindeki yapisal degisikliklerdir.

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: Örnegin imalat sanayinin dis ticaretteki payi 1978’de %50 iken, bu oran 2005’te %90’lara çikmistir. Bu artisin temelinde ise emek yogun imalat sanayi vardir. Yine 1990’lara gelindiginde, makine ve tasima araçlari ihracatinda hizli bir artis görülmüstür. Bu sektörün 1990’li yillarda %10 olan toplam ihracattaki payi, 2003’te %45 yükselmistir. Ihracat/GSMH orani ise 1980’lerde %6 iken 2003’te %30’lara çikmistir. Dis ticaretin seyrini belirleyen döviz kuru 1994’teki devalüasyona kadar sabit kalmistir. Döviz kuru konusunda kati bir tutumu vardir. Ülkede cari fazla %1,5 rakaminda iken bugün %4 rakamini asmis durumdadir. Çin tüm elestirilere ragmen yürüttügü kur politikasiyla ekonomiyi döviz kitligindan döviz bolluguna tasimayi basarmistir.

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: Birinci dönem ihracatin çoskulu dönemi olmustur. Bu dönemdeki ihracatta devlet isletmelerinin önemli payi vardir. Ve bu önemli gidisat 1990’li yillardaki yabanci sermaye girisleri ile birlikte artarak devam etmistir. Ikinci dönemdeki azalmanin nedeni ise, Çin’in emek-yogun ürünlerden, sermaye yogun ürünlere geçiste yavas kalmasina baglanabilir. Üçüncü dönemde ihracat tekrar yükselme egilimine girmistir. Bu egilimde ise DTÖ’ye üyeligin önemli katkilari vardir

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Dis Ticaret Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: Reformlarin baslangicindan(1978) 1980’lerin ortalarina kadar Çin’de enflasyon oldugu söylenemez, çünkü fiyatlar tamamen devlet kontrolündedir. Bu kontrollerin kaldirilmasini izleyen süreçte Çin ciddi bir enflasyon sorunu ile karsi karsiya kalmistir. Hatta enflasyon oranlari bazi yillarda iki haneli rakamlara kadar yükselmistir. Bu artisin diger önemli nedenlerinden biri de ekonomide asiri isinmadir. Fakat zamanla enflasyon yine düsüs evresine girmistir. 1992-1995 döneminde ise, tekrar yüksek oranli enflasyon oranlari görülmeye baslamistir. Ve 1994’ten sonra %20’lere kadar çikmistir. Bunun nedeni ise, asiri büyüme oranlari ve yatirimlardaki yüksek artislardir. Ikinci dönemde (1996-2002) ise Çin’de fiyatlarda önemli düsüsler baslamis ve ekonomik durgunluk havasina girmistir. 1998’dc Çin’de deflasyon bas göstermis ve 2002 yilina kadar da fiyatlarda pek bir degisiklik olmamistir. Bu durum ekonomideki durgunlukla yakindan ilgilidir.

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: Üçüncü dönemde (2002-2005) ise özellikle DTÖ’ye üyelikle birlikte ekonominin tekrar canlanmasi üzerine fiyatlar tekrardan yükselmistir.

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: Bütün bu veriler isigi altinda Çin’de enflasyonun seyrinin dogrusal olmadigi ve bu seyrin de yatirimlardaki dalgalanmalara bagli olarak degistigi sonuçlarina ulasilabilir. Bu dalgalanmalarin nedeni de; devletin sanayi sektörüne yaptigi müdahaleler ile yakinda ilgilidir. Fakat her seye ragmen Çin’de arz talep es oranli arttigindan ve bir arz sorunu olmadigindan, enflasyon Çin ekonomisi için bir sorun olmamistir.

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Genel Fiyatlar Düzeyi Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: Dünyadaki en büyük is gücü 791 Milyon kisiyle Çin’de yer alir. Bu sayi toplam isgücü nüfusunun %20 kadardir. Çin’de halk çok uzun bir süre ‘’Büyük bir pirinç çömleginden’’ beslenmistir. Genel refah politikasi çerçevesinde, yasam boyu istihdam uygulamasi verimliligin düsük olmasina karsin varliligini sürdürmüstür. Ancak , 1990’larin ortalarinda piyasa ekonomisine geçilmesi ve asil önemlisi KIT’lerin yükünün daha fazla sürdürülemeyeceginin anlasilmasi ile birlikte; genel refah politikasinin genel bir yoksulluktan baska bir sey getirmedigi inanciyla istihdam politikalarinda önemli degisiklikler olmustur. Reform döneminin basinda genç nüfusun köyden kente yönelimi ile birlikte ciddi issizlik sorunu da bas göstermistir.

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: Ancak 1980’lerin ortalarina dogru, hizli büyümenin bir sonucu olarak, tam istihdam saglanmis ve bu durum 1996’ya kadar korunmustur

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: 1990’dan hemen sonra, özellikle hizli büyümenin görüldügü, yerel yönetimler, isletme sahiplerine, isgücü sorununu çözmeleri için farkli istihdam politikalari olanak saglamislardir. Bunlardan, ihtiyaç fazlasi isçiler maaslari önemli ölçüde azaltilarak evlerine gönderilmistir. Bu yeni politika ise ‘’izin” (xiagang) politikasi olarak adlandirilmistir. Çizelge 3’ten görüldügü üzere 1995-2002 yillari arasinda yaklasik 45 milyon kisi “xiagang” politikasi ile isten çikarilmistir. Bu durumun asil nedeni ise verimlilik ve üretim konusunda yasanan düsüslerdir.

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri: : 

Ekonomik Büyümenin Istihdam Isgücü Akimlari Üzerindeki Etkileri:

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri : 

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri Çin’in ulusal yoksulluk raporuna göre, kirsal kesimdeki yoksulluk 1978’deki 250 milyondan 2002’de 28.2 milyona düsmüstür. Yani %88.7’lik bir düsüs görülmüstür. Ayrica dünya bankasi verilerine göre, Çin’de günlük 1 dolarin altinda gelire sahip nüfus 1990’da 147 milyon iken, bu rakam 1997’de 70 milyona kadar çekilmistir. Diger taraftan reformlarin basindan bu yana Çin’de insanlarin egitim ve saglik olanaklari da önemli ölçüde artmistir. Bu durum beseri sermaye niteliginin ve miktarinin artiginin temel göstergesidir. Söz konusu gelismeler çalisanlarin yasam kosullarinin iyilestirilmesinde ve fakirligin azaltilmasinda önemli rol oynar. Örnegin 1982 yilinda çocuk ölüm orani %37.61 ve 1981’de ortalama insan ömrü 67.7 yil iken, bu rakamlar günümüzde çocuk ölüm orani, %6.97, ortalama insan ömrü, ise 72.58 olmustur.

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri : 

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri Öncelikle bazi bölgeleri ve bazi insanlari zenginlestirmeyi hedef haline getiren tercihli kalkinma politikalarinin, kaynaklik ettigi dengesizlikler kendini en çok bölgeler arasindaki gelir dagilimindaki göstermektedir. Cografi avantaji altyapi gelismisligi göz önüne alinarak ülkenin dogu kiyilarina yapilan yatirimlar bu bölgelerde hizli kalkinma ve zenginlesme saglarken, beklenen yayilma etkisinin gerçeklesmemesi ülkelerinin iç ve bati bölgelerinin geri kalmisliga neden olmustur.

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri : 

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri : 

Ekonomik Büyümenin Yoksulluk Üzerine Etkileri

Çin Halk Cumhuriyetinin Ekonomik Büyümesinde Yabanci Yatirimlarin Ve Disa açilmanin Rolü: : 

Çin Halk Cumhuriyetinin Ekonomik Büyümesinde Yabanci Yatirimlarin Ve Disa açilmanin Rolü: Çin ekonomisin büyümesinde; yüksek tasarruflar sonucu olusan sermaye birikiminin, toplam faktör verimliligindeki önemli artislarin, isgücü arzindaki artislarin, egitime yapilan yatirimlar sonucunda beseri sermayede olusan artislarin ve uygulanan planli ekonomi sayesinde uzun zamandan beri devam eden istikrarin etkisi vardir. Bunlara ek olarak, Çin’in yabanci sermaye için çekici bir ülke olmasi DYSY’lerdeki artisin Çin’in ekonomik büyümesinde büyük etkisi olmustur. Bu çerçevede ele alinmasi gereken diger etken ise Dünya ticaret örgütüne üyeligidir.

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari Çin’in büyümesinde en önemli kaynaklardan birisi de DYSY’lerdir. Çin yabanci sermaye çekme konusunda dünyanin en dinamik ülkesidir. Çin’in DYSY’ler açisindan çekici olma nedenleri su sekilde özetlenir: Hizli büyüyen iç pazar, Isgücü, toprak ve enerji maliyetlerinin düsüklügünden kaynaklanan yüksek kar paylari, Siyasi istikrarin kalici bir görünüm sergilemesi, Ülke genelinde düsük olsa da toplamda 200 milyonluk bir nüfusun harcama gücünün yüksek olmasi, Kredi kullanabilme kolayligi, Öncü olmak isteyen çokuluslu sirketlerin pazara girmek için yarismalaridir.

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari 1990’larla birlikte Çin’de DYSY’lerde kismi olarak büyük artislar görülmüs buna bagli olarak ülkenin dünya ekonomisine entegrasyonu hizlanmis ve büyüme oranlari büyük ölçüde artmistir. DYSY’lerin en önemli katkisi ise Çin ile gelismis ülkeler arasindaki teknoloji açigini kapatmak olmustur. 1991 yilinda DYSY’lerin Çin’in toplam üretimi içindeki payi %5.29 iken bu oran 2000 yilinda %22.51’e çikmistir. Diger taraftan ekonominin durgunluga girdigi 1996-2002 döneminde ise DYSY önemli ölçüde azalmistir.

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari DYSY daha çok sermaye ve teknoloji yogun sektörlere yönelmis, bunun sonucunda imalat sanayinin yapisi degismis ve üretim kapasitesinde önemli artislar gözlemlenmistir. Buna verilebilecek en iyi örnek otomotiv sektörümdeki gelismedir. 1990’da binek otomobillerin endüstri içindeki payi %8.33 iken, 1999’da bu oran %31.54 çikmistir.

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari 2004 yili ortalarinda özel sektöre ait sirketlerin sayisi 3.4 milyona ulasmis, bu 3.4 milyon özel sirket 47 milyon Çinli’ye is olanagi saglamistir. Çin’de özel sektöre ait sirketlerin ekonomiye katkisi 1989 yilinda 5.1 milyar dolar iken 2004 yilinda 241 milyar dolara yükselmistir. “Dünyanin ilk 500 büyük sirketi” listesinde yer alan çokuluslu sirketlerin 200 kadari Çin’dedir. Özetle DYSY ekonomide katma deger artisina önemli katki saglamislardir. DYSY sayesinde Çin’in yeni ihracat pazarlari elde etme olanagi bulmustur.

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari : 

Çin Halk Cumhuriyetinde Dogrudan Yabanci Sermaye Yatirimlari

Asya Krizinin Çin’e Etkisi : 

Asya Krizinin Çin’e Etkisi Çin’deki büyüme ise krizden etkilenmesine ragmen iç talebin büyüklügünden kaynaklanan disariya bagimliligin az olmasi, parasinin konvertibil olmamasi ve büyük rezervlere sahip olmasinda dolayi fazla etkilenmemistir.Ancak asagida siralanan sebeplerden dolayi Çin’deki büyüme beklenenden az olmustur (GOLDSTEIN, 1999). Direkt yabanci sermaye akimi, teknoloji girisinde bir yavaslama beklenmektedir. Özellikle 1997 yilindaki krizden sonra yabanci yatirimcilar yatirimlarinda daha temkinli olmaya baslamislardir. Çin’in sermaye/ürün katsayisi büyük miktardaki kamunun alt yapi yatirimlarindan dolayi artmaktadir. Çin hükümetinin üretimin ve verimliligin fazla oldugu deniz kiyisindan, üretimin ve verimliligin düsük oldugu iç kesimlere dogru kaynak aktarmaktadir. Yönetim ve üretim maliyetlerinin kamu kuruluslarinin reform ve özellestirilmesinden sonra artmaktadir. Ancak bu maliyet kisa dönemde artsa da uzun dönemli faydalari daha fazla olacagi degerlendirilmektedir.

Asya Krizinin Çin’e Etkisi : 

Asya Krizinin Çin’e Etkisi

Ödemeler Dengesi : 

Ödemeler Dengesi

Genel Degerlendirme ve Sonuç : 

Genel Degerlendirme ve Sonuç Çin’in günümüzde bu kadar büyümesindeki en önemli neden dis ticaretin etkinligidir. Çin ,1978 ve sonrasinda uyguladigi piyasa reformuyla birlikte, öncelikle uzun zamandan beri kendine yeterlilik ve disa kapali ekonomi modelinden vazgeçmistir. Böylece daha önce görülmemis nitelikte dis ticaret miktarina kavusmus ve büyümesini bu sekilde gerçeklesmistir. Sonuçta Çin son yirmi yildir herkesi sasirtan bir hizla büyümektedir. Kisi basina gelirin hala oldukça düsük oldugu göz önüne alinirsa büyüme potansiyelinin yüksek oldugu görülecektir. Ancak Çin bir dönüm noktasina gelmistir. Artik iç piyasaya öncelik vermek zorundadir.

Genel Degerlendirme ve Sonuç : 

Genel Degerlendirme ve Sonuç Yabanci sermaye, ihracat gelirleri ve dis teknolojiyle büyük bir üretim kapasitesine ulasan Çin, bunu sürdürebilmek için halkinin satin alma gücünü arttirmalidir. Bunun için reel ücretlerin artmasi gerekmektedir. Reel ücretlerin artmasi, Çin ihraç mallarinin pahalasmasi anlamina gelmektedir Bunun sonucunda orta vadede Çin’in ihracati azalmasa bile, artis hizinda ciddi düsmeler meydana gelecektir ki bu durum, yüksek büyüme oranini etkileyecektir.