PATOLOJiYE GiRİŞ

Views:
 
Category: Entertainment
     
 

Presentation Description

No description available.

Comments

Presentation Transcript

PATOLOJİYE GİRİŞ:

25.06.2011 1 PATOLOJİYE GİRİŞ Dr.Funda CANAZ ESOGÜ Tıp Fakültesi Patoloji A.B.D .

Slide 2:

25.06.2011 2 PATOLOJİNİN TANIMLANMASI PATOLOJİNİN TARİHÇESİ PATOLOJİNİN YÖNTEMLERİ PATOLOJİ LABORATUARI

Slide 3:

25.06.2011 3 Patoloji sözcüğü, Grek dilindeki Pathos (hastalık) ve logos (Bilim) sözcüklerinin birleştirilmesi ile meydana gelmiştir. Hastalık bilimi demektir. Patoloji, hastalıkların nedenlerini, nasıl oluştuklarını ve insan bedeninde ne gibi değişikliklere yol açtıklarını inceler. Bu nedenle de patolojinin tarihi, insanoğlunun hastalıklarla ilgili ilk bilgi edinme çabalarına kadar uzatılabilir.

Slide 4:

25.06.2011 4 HASTALIK Hastalık soyut bir terimdir. Hastalık hali ise hastalığın canlı varlıklarda görülmesidir ve organizmanın hastalık nedenleri karşısındaki reaksiyonudur. Konjenital: genetik bir faktöre bağlı olabilir ve kalıtsal olarak soylara taşınabilir Akiz: Doğumdan sonra her yaşta görülebilir

Slide 5:

25.06.2011 5 PROGNOZ Hastalık iyileşme ya da ölümle sonuçlanır. Ölümle sonuçlanmayan hastalık, hiçbir iz bırakmadan tam bir iyileşme ile son bulur ya da iz bırakarak iyileşir , komplikasyonlara neden olur.

Slide 6:

25.06.2011 6 LEZYON Organizmada, hastalık yapan etkenlere karşı gelişen reaksiyon ile ilgili olarak dokularda veya hücrelerde oluşan morfolojik ya da fonksiyonel değişiklik Patolojide çıplak gözle ya da mikroskoplarla bu lezyon denilen dinamik olayın bir anını gösteren değişiklikler izlenir.

Slide 7:

25.06.2011 7 PATOLOJİNİN TARİHÇESİ

Slide 8:

25.06.2011 8 Patolojide kullanılan önemli bir yöntem otopsidir. Otopsi (Nekropsi): görmek anlamındadır Aristotle (İ.Ö 384-322) Hümoral patoloji Kan , mukus, Sarı safra, Kara safra 18. yüzyıl (Morgagni):otopsiyi ilk kez tıp alanında tanıtmıştır. Bundan sonraki dönemde "etiyoloji", "lezyon" ve "semptom" arasında ilişki kurularak bugün bildiğimize yakın, tanrısal yönü olmayan, bir "hastalık" kavramı oluşmuştur. Virchow (hücresel patolojinin kurucusu) Histopatolojik incelemeye dayanan bu yaklaşımda "hücre"; yaşamı, hastalıkları ve ölümü açıklamaya yönelik tüm çabaların odak noktasını oluşturur. Virchow, hastalıklı hücrelerin de sağlam hücrelerden oluştuğunu vurgulayan ilk bilim adamıdır. Moleküler patoloji

Slide 9:

25.06.2011 9 PATOLOJİNİN BÖLÜMLERİ Patolojik anatomi Histopatoloji ve sitopatoloji Ultrastrüktürel patoloji Histokimyasal patoloji Deneysel patoloji Adli tıp patolojisi

PATOLOJİK ANATOMİ:

25.06.2011 10 PATOLOJİK ANATOMİ Hastalıkların sonucu oluşan değişikliklerin çıplak gözle incelenmesidir. Bu amaç ile otopsi yapılır ve patoloji laboratuvarına gelen doku örnekleri incelenir, tartılır, boyutları ölçülür ve bulgular kaydedilir.

Slide 11:

25.06.2011 11

Slide 12:

25.06.2011 12

Slide 13:

25.06.2011 13

Slide 14:

25.06.2011 14

HİSTOPATOLOJİ VE SİTOPATOLOJİ:

25.06.2011 15 HİSTOPATOLOJİ VE SİTOPATOLOJİ Histopatoloji, özel tekniklerle preparat haline getirilen dokular ışık mikroskobu ile incelenir. Sitopatolojide ise vücut mayilerinden hazırlanan yayma preparatlarda, hücre ve bakteriler ışık mikroskobunda incelenir.

Slide 16:

25.06.2011 16

Slide 17:

25.06.2011 17

Slide 18:

25.06.2011 18

Slide 19:

25.06.2011 19

ULTRASTRÜKTÜREL PATOLOJİ:

25.06.2011 20 ULTRASTRÜKTÜREL PATOLOJİ Hücre içindeki 10A-2000A çapındaki elemanlar ve virüsler elektron mikroskopu ile incelenir.

HİSTOKİMYASAL VE İMMÜNOHİSTOKİMYASAL PATOLOJİ:

25.06.2011 21 HİSTOKİMYASAL VE İMMÜNOHİSTOKİMYASAL PATOLOJİ Çeşitli teknikler ile hazırlanan doku kesitlerinin değişik boyalar ile boyanması ve böylece hücreler içindeki enzimlerin gösterilmesidir. İmhk inceleme ag-ab reaksiyonuna dayanılarak yürütülür. Floresan veren maddeler ile işaretlenmiş boyalar, floresan mikroskobu ile incelenerek immün sistem hastalıklarına tanı konulur. Floresan maddenin görüldüğü parlak yeşil yerler, ab tutan, yani ag bulunduğu yerlerdir.

Slide 22:

25.06.2011 22

Slide 23:

25.06.2011 23

Slide 24:

25.06.2011 24

Slide 25:

25.06.2011 25

Slide 26:

25.06.2011 26

Slide 27:

25.06.2011 27

Slide 28:

25.06.2011 28

Slide 29:

25.06.2011 29

DENEYSEL PATOLOJİ:

25.06.2011 30 DENEYSEL PATOLOJİ Hastalıkların hayvanlarda oluşturulması, tedavisi ve meydana gelen lezyonların tedaviden önce ve sonraki durumlarının mikroskopla incelenmesidir.

ADLİ TIP PATOLOJİSİ:

25.06.2011 31 ADLİ TIP PATOLOJİSİ Adli olgularda hastalık ve ölüm nedenlerinin incelenmesidir.

PATOLOJİ ÖĞRENİMİ:

25.06.2011 32 PATOLOJİ ÖĞRENİMİ GENEL PATOLOJİ Etiyoloji(nedenler) Patogenez( oluş biçimleri) Patolojik fonksiyon(organ ve dokularda fonk. Bozuklukları) Patolojik anatomi (çıplak gözle görülen) Histopatoloji, sitopatoloji (Morfoloji) ÖZEL PATOLOJİ (SİSTEM PATOLOJİSİ)

Slide 33:

25.06.2011 33 PATOLOJİ LABORATUARI

Slide 34:

25.06.2011 34 Patoloji laboratuarına genel olarak dört tür materyal gelir: 1-Biyopsi 2-Cerrahi girişim ile alınan doku ve organlar 3-Otopsiden alınan doku örnekleri 4-Sitoloji materyalleri

BİYOPSİ:

25.06.2011 35 BİYOPSİ Tanı konulması amacı ile herhangi bir canlı dokudan alınan küçük doku örneğidir. Eksizyonel: Lezyonun tamamının çıkarılması İnsizyonel: Lezyonun bir kısmının çıkarılması

Slide 36:

25.06.2011 36 İğne ile (karaciğer, böbrek,..) Küretaj ( endometrium, kemik,..) Endoskopik (mide, kolon,…)

Slide 37:

25.06.2011 37

Slide 38:

25.06.2011 38

OTOPSİDEN ALINAN DOKU ÖRNEKLERİ:

25.06.2011 39 OTOPSİDEN ALINAN DOKU ÖRNEKLERİ Bilimsel araştırma, ailenin isteği ya da adli amaçlarla yapılan otopsilerde, organlardan alınan doku örnekleri de yine biyopsiler gibi incelenir.

Slide 40:

25.06.2011 40

Slide 41:

25.06.2011 41

Slide 42:

25.06.2011 42

Slide 43:

25.06.2011 43

Slide 44:

25.06.2011 44

Slide 45:

25.06.2011 45

Slide 46:

25.06.2011 46 Diagnostik sitoloji üç örnekleme tekniğine dayanır. Bunlar: Eksfoliye hücrelerin toplanması Fırça veya diğer abraziv teknikler Aspirasyon biyopsisi veya iğne ile hücrelerin alınması

SİTOLOJİK MATERYALİ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ:

25.06.2011 47 SİTOLOJİK MATERYALİ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ Havada kurutulmuş olan yaymalar dışında, klinik doktorun hazırlayıp gönderdiği yaymaların fikse edilmesi gerekir. Yaymaların hazırlandığı anda fiksatife atılması gereklidir. Yavaş davranıldığında oluşan kuruma artefaktı materyalde tanısal güçlüğe yol açabilir.

Slide 48:

25.06.2011 48 En sık kullanılan fiksatif %95 etil alkoldür . Yaymalar patoloji laboratuvarına, fiksatif içinde gönderilemeyecek ise, en az 15-30 dakika fikse edildikten sonra, fiksatiften çıkartılıp, etiketlenmiş kutu içinde gönderilebilir.

Çeşitli vücut bölgelerine ait eksfoliyatif sitoloji ve aspirasyon materyalleri:

25.06.2011 49 Çeşitli vücut bölgelerine ait eksfoliyatif sitoloji ve aspirasyon materyalleri Materyallerin hemen fiksasyonsuz olarak laboratuvara getirilmesi en uygundur. Bol mukuslu materyaller 12-24 saat, seröz boşluklara ait sıvılar 24-48 saat buzdolabında saklanabilir. Protein içeriği az olan sıvılar (BOS, idrar vb.) buzdolabında bile bir-iki saat içinde bozulur. Fikse edilmiş sıvılarda, proteinler çökerek filtre preparatın hazırlanmasına engel olur. Boyama sonuçlarını etkiler ve hücrelerin lama yayılarak yapışmasına engel olur.

Slide 50:

25.06.2011 50 Sıvı materyallerin hemen, fiksasyonsuz olarak laboratuvara getirilmesi olanaksız ise, sıvılar yaklaşık olarak eşit miktardaki %50-70 etil alkol içine karıştırılarak gönderilir. Tüm sıvıların miktarı, fiksatif içerip içermediği, makroskobik özellikleri (berraklığı, bulanık ise özelliği, rengi, içinde kan/ küçük partiküller/kendiliğinden oluşmuş çökelti/ pıhtı varlığı, kıvamı,vb. ) dikkatli bir şekilde yazılmalıdır. Sıvılar santrifüj edilerek, çökeltiden yaymalar, membran filtre preparatları, sitosantrifüj preparatları, hücre blokları hazırlanır.

Ektoservikal örnekleme/ayre spatula:

25.06.2011 51 Ektoservikal örnekleme/ayre spatula

Slide 52:

25.06.2011 52

Slide 53:

25.06.2011 53

Slide 54:

25.06.2011 54

Slide 55:

25.06.2011 55

Slide 56:

25.06.2011 56

Aspirasyon yapılacak yer lokalize edilir:

25.06.2011 57 Aspirasyon yapılacak yer lokalize edilir

Aspirasyon yapılacak yer lokalize edilir:

25.06.2011 58 Aspirasyon yapılacak yer lokalize edilir

Aspirasyon yapılır:

25.06.2011 59 Aspirasyon yapılır

Aspire edilen materyal lama aktarılır:

25.06.2011 60 Aspire edilen materyal lama aktarılır

Yayma yapılır:

25.06.2011 61 Yayma yapılır

Slide 62:

25.06.2011 62

Slide 63:

25.06.2011 63 LABORATUARDA DOKULARIN TAKİBİ VE İŞLEMLERİ

Slide 64:

25.06.2011 64 Laboratuvarlarda dokuların takibi ve yapılması gereken işlemler yedi aşamada gerçekleştirilir: 1-Fiksasyon 2-Dehidrasyon 3-Saydamlaştırma 4-Parafinizasyon 5-Blok hazırlama 6-Kesit hazırlama 7-Boyama

FİKSASYON (TESBİT):

25.06.2011 65 FİKSASYON (TESBİT) Spesmenler ve mayiler laboratuvara uygun bir fiksatif içinde gönderilir. Fiksatif maddeler hücreleri canlı halleri ile tesbit eder ve çürümeyi önler. Dokular bu solüsyon içerisinde bozulmadan kalır ve mikropları da ölür.

FİKSASYONUN AMAÇLARI:

25.06.2011 66 FİKSASYONUN AMAÇLARI Otolizin ve bakterial hasarın önlenmesi Daha sonra uygulanacak takip ve inceleme işlemlerine dayanıklı hale getirmek, şekil ve hacim açısından sabitleştirmek Canlıdaki yapısına mümkün olduğunca benzer şekilde muhafaza edilmesini sağlamak Daha sonra uygulanacak boyama ve inceleme yöntemlerine elverişli hale getirmek

Slide 67:

25.06.2011 67 %10’luk formalin en sık kullanılan fiksatiftir. Formalin, formaldehit gazının sudaki %40’lık eriğidir. Ucuz ve kullanılabilir olması, sağlık ve çevre açısından toksik etkilerinin nisbeten az oluşu avantajlarıdır.

Slide 68:

25.06.2011 68 Dokuların iyi tespit olmaları için kendi hacimlerinin 10-20 katı eriyik içinde ve en az 4 saat beklemeleri gerekir. Fiksasyon oda sıcaklığında yapılmalıdır. Zenker solüsyonu (böbrek,kemik iliği, lenf nodu ve testis), Bouin fiksatifi ve Carnoy fiksatifi (radikal rezeksiyon spesmenlerinde lenf nodları için) diğer fiksatiflerdir. Mecbur kalındığı zaman %70’lik alkol de fiksatif olarak kullanılabilir.

Slide 69:

25.06.2011 69 Cerrahi girişim sırasında , doku örneği alınıp, 15-20 dakikada acele tanı istenen durumlarda, doku taze olarak bir gazlı bez içerisinde laboratuara gönderilir. Bu dokular kriostat ile -30 derecede dondurulup kesilir, boyanır ve mikroskopta incelenerek acil tanı verilir. Bu tanıya göre cerrah ameliyata yön verir. İmmünfloresan inceleme için de doku taze olarak laboratuara gönderilir ve kriostat ile dondurularak immünfloresan boyamalar için kesitler alınır.

Slide 70:

25.06.2011 70

Slide 71:

25.06.2011 71 Sürüntüler %96’lık alkol ve eterin yarı yarıya karıştırılması ile elde edilen bir eriyik içinde gönderilir.

SUYUNU ALMA (DEHİDRASYON):

25.06.2011 72 SUYUNU ALMA (DEHİDRASYON) Fiksasyonu tamamlanmış dokuların ilk takip aşamasıdır. Dehidrasyon parafin gibi sert maddelere dokuların gömülmesi için gereklidir. Sertleştirici maddeler su içeren dokulara infiltre olamazlar. Dokuların, mikrotomda birkaç mikron kalınlığında kesilebilmesi dokunun sert olması halinde mümkün olur. Bu amaçla önce doku içindeki su alınıp, su yerine alkol , alkol alınıp yerine ksilol , son olarak da ksilol alınıp yerine parafin geçirilir.

Slide 73:

25.06.2011 73 Etil alkol en çok kullanılan dehidrasyon maddesidir. Berrak, renksiz, kolay alev alabilen, orta derecede toksik ve organik çözeltiler ile karışabilen bir sıvıdır. İsopropanol etanole en uygun alternatif dehidrasyon ajanıdır. Aseton renksiz, berrak, alev alabilen bir dehidrandır. Aseton özellikle yağlı dokuların takibinde kullanılmalıdır. Birinci aşamada doku, %70,%80,%90 ve %100’lük alkollerden her birinde en az birer saat bırakılır.

SAYDAMLAŞTIRMA:

25.06.2011 74 SAYDAMLAŞTIRMA Saydamlaştırıcı ajan olarak; dehidrasyon maddesini temizleyebilen, sertleştirici madde ile geçimli olabilen maddeler seçilmelidir. Bu aşamada dokudaki alkol alınıp, yerine ksilol(ksilen) veya toluol (toluen) gibi eriyikleri geçirmektir. Ksilen saydamlaştırıcı ajan olarak en sık kullanılan maddedir. Toluen ; ksilene göre daha az sertleştirir, daha yavaş etkilidir. Bu eriyik içindeki dokular 30-45 dakika tutulur. Ksilol yağları da eritir ve dokuyu saydamlaştırır.

PARAFİNİZASYON:

25.06.2011 75 PARAFİNİZASYON Bu aşamada dokular 58-60C sıcaklıktaki parafin içinde 4 saat bekletilir. Böylece ksilol yerine parafin geçer ve dokular kesilebilir sertlikte ve saydam hale gelir. Parafin; en yaygın kullanılan sertleştirici maddedir. Parafinin özellikleri erime noktasına göre değişir. Erime noktası arttıkça parafin sertleşmektedir. Bu özellik küçük dokularda seri kesit alınmasını zorlaştırırken, sert dokularda ise daha iyi destek olmaktadır. Parafinin erime derecesi kaliteli bir doku takibi için her gün kontrol edilmelidir. İyi bir infiltrasyon için doku takip işlemlerinde üç parafin kabı bulunmalıdır. Kemik örnekleri ise bu işlemlerden geçirilmeden önce içlerindeki kalsiyum alınarak yumuşatılır. Bu amaçla %8’lik HCl + %10’luk formik asit karışımı kullanılır. Bu işleme dekalsifikasyon denir.

Slide 76:

25.06.2011 76

DOKU TAKİBİ İŞLEMİ:

25.06.2011 77 DOKU TAKİBİ İŞLEMİ 1- Otomatik doku takibi (açık sistem, kapalı sistem) 2- El ile doku takibi 3- Mikrodalga doku takibi

DOKU TAKİBİNİ HIZLANDIRAN ETKENLER:

25.06.2011 78 DOKU TAKİBİNİ HIZLANDIRAN ETKENLER Dokuların 40-50 derecede fiksasyonu Dehidrasyonun %95 etanol ile yapılması Hızlı etkili temizleyici ajan kullanılması Parafin vakum uygulaması Bütün aşamalarda çalkalama işlemi

Slide 79:

25.06.2011 79

BLOK HAZIRLAMA:

25.06.2011 80 BLOK HAZIRLAMA Dokular,kesilecek yüzleri alt tarafa gelmek üzere, parafin içine gömülerek bloklar hazırlanır. Deri mutlaka epidermis üstte kalacak şekilde bloklanmalıdır. Tüp yapısındaki dokular transvers bloklanmalıdır. Çini mürekkebi ile boyalı parçalarda boyalı yüzey yatırılmalıdır.

Slide 81:

25.06.2011 81 Çok sayıda küçük parçayı aynı bloğa yerleştirirken parçalar bloğun uzun eksenine paralel yerleştirilmelidir. Dokular gömme sırasında bloğun ortasına yerleştirilmelidir. Dokular gömüldükten sonra parafin hızlı bir şekilde soğutulmalıdır.

Slide 82:

25.06.2011 82

Slide 83:

25.06.2011 83

KESİT HAZIRLAMA:

25.06.2011 84 KESİT HAZIRLAMA Parafin bloklardan, mikrotom adı verilen özel aletler ile 4-6 mikron kalınlığında ince kesitler elde edilir. Bu kesitler kırışıklıkları açılsın diye, 37-40C sıcaklıkta su banyosuna atılır. Oradan da lam üzerine alınır. Lamlar 60 derecelik etüvde 1-2 saat süre ile bekletilir. Bu sırada içindeki parafin erir ve akar.

Slide 85:

25.06.2011 85

Slide 86:

25.06.2011 86 Preparatlar, tüm parafini temizlemek ve dokuyu saydamlaştırmak için 20 dakika ksilolde tutulur. Daha sonra absolü alkolde ve %96’lık alkolde beşer dakika tutulur.

BOYAMA:

25.06.2011 87 BOYAMA Günlük çalışmalarda genellikle tercih edilen boya Hematoksilen + Eosin (H+E)’dir. Bu boya ile hücrelerin sitoplazması pembe, çekirdekleri mavi-mor renge boyanır.

Slide 88:

25.06.2011 88

Slide 89:

25.06.2011 89

ARŞİV SİSTEMLERİ:

25.06.2011 90 ARŞİV SİSTEMLERİ Patoloji laboratuvarına gelen materyallere o laboratuvar için bir laboratuvar giriş numarası ve geldiği yıl verilerek arşivleme indeksi oluşturulur. 1- Blok arşivi 2- Lam arşivi 3- Rapor arşivi

Slide 91:

25.06.2011 91 Patoloji laboratuarına gönderilen her materyal Hastanın adı-soyadı-yaşı-cinsiyeti Yaşadığı yer, mesleği Biyopsi alan doktorun adı Hastanın özgeçmişi Aile hikayesi Klinik bulgular Operatif bulgular Laboratuar bulgular Klinik ön tanıyı içermelidir.

Slide 92:

25.06.2011 92

Slide 93:

25.06.2011 93

Slide 94:

25.06.2011 94

Slide 95:

25.06.2011 95

Slide 96:

25.06.2011 96 TEŞEKKÜRLER !!!!

authorStream Live Help