logging in or signing up Modern Bilimlerin Doğası Ve Doğaya Yaklaşımla cmkrl Download Post to : URL : Related Presentations : Share Add to Flag Embed Email Send to Blogs and Networks Add to Channel Uploaded from authorPOINT lite Insert YouTube videos in PowerPont slides with aS Desktop Copy embed code: (To copy code, click on the text box) Embed: URL: Thumbnail: WordPress Embed Customize Embed The presentation is successfully added In Your Favorites. Views: 661 Category: Entertainment License: All Rights Reserved Like it (0) Dislike it (0) Added: August 12, 2008 This Presentation is Public Favorites: 0 Presentation Description No description available. Comments Posting comment... Premium member Presentation Transcript Modern Bilimlerin “Doğa”sı ve Doğaya Yaklaşımları : Modern Bilimlerin “Doğa”sı ve Doğaya Yaklaşımları Ezgi Palaz Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1. Sınıf Öğrencisi Rönesans ve Okültizm : Rönesans ve Okültizm 16. yüzyılda, Rönesans’ın büyüsel bilimi ve döneminin bilim adamı sayılabilecek olan magusların varlığı söz konusuydu. Rönesans’ın bilim anlayışı modern bilim anlayışından oldukça uzaktı. Doğaüstü güçlere inanma, ve onları bilinenden farklı yöntemlerle araştırma tekninlerinin bütünü olarak tanımlayabileceğimiz okültizm; modern bilimlere en uzak kavramlarıdan biri olmakla birlikte, Rönesans biliminin tanımı gibidir adeta. Bu büyülü bilim ortamından modern bilimlere geçiş süreci hızlı ve sancısız olmaktan çok uzaktır. Roger Bacon ve René Descartes bu aşamada adı anılması gereken kişilerdir. Descartes’la Başlayan Bir Modern Bilim Dönemi… : Descartes’la Başlayan Bir Modern Bilim Dönemi… Modern bilimlerin felsefi olarak temellendirilmesinin öncüsü olan Descartes’ın şaşmaz bir düzen içerisinde işleyen makine-doğa tasarımına göre, doğanın değişmez yasaları vardır ve bu yasalar deney ve gözlemle keşfedilebilir. Bu felsefenin bize söylediği, keşfedilen yasadan faydalanarak insanın doğaya hükmedebileceğidir. Bu durumda bilim artık teknik olacaktır ve insanın doğaya tahakküm etmesine, onu kendi amaçları için bir araç olarak kullanmasına yardım edecektir. Ancak bu sistem dahilinde bir de doğayı ve insanı yaratan ve onlara bu rolleri biçmiş olan Tanrı vardır. Descartes’ın ardından gelenler, onun sisteminde var olan Tanrı kavramını dışlamakla birlikte insan ile doğa arasındaki hiyerarşik düzeni değişikliğe uğratmamışlardır. Modern Bilimlerin Karakteri : Modern Bilimlerin Karakteri Modern bilimler, deneyin ve gözlemin ötesinde bilginin olmadığını kabul etmiş ve metafizik ve dinle tüm bağlantılarını koparmıştır. Dinsel dogmaların kanıtlanmasında kullanılamaz ve metafizik hakikatlere ulaşmamızı sağlayamaz. Etik değerleri kanıtlayamaz ve etik bir boyuta sahip olamaz. Olgu ve fenomenlerle ilgilenir, soyut, metafizik, etik, dinsel düşünceleri kendi inceleme alanının dışına atar. Başka bir deyişle amoral ve atesit karakter taşır. Modern bilimler kendilerini tanımlarken tarafsızlık, deneye ve gözleme dayanmak, olguya yönelik olup dogma, inanç ve hurafelerden uzak durmak gibi temel niteliklerini ön plana çıkarır. Mekan ve zamandan bağımsız, evrensel bilgi verirler. Modern Bilimlerin Karakteri : Modern Bilimlerin Karakteri Modern bilim anlayışına göre bilimsel bilgiler birbirlerine eklenerek sürekli olarak gelişir. Buna göre modern bilimler tarafsız, evrensel, ilerlemeci ve birikimci karaktere sahiptir. Bu birikimci karakter insanın doğa üzerindeki hakimiyetini mutlaklaştırmaya götürür. Bu hakimiyet arttıkça üretim de artar ve böylece üretilen malın miktarı ve kalitesi de artarak herkese kolayca ulaşabilir. Her türlü doğal afet de bu şekilde önlenebilir. Bu anlayış götermektedir ki, modern bilimler aynı zamanda kendilerini adaleti getirmekle de yükümlü görür. Bilmek, egemen olmak demektir ve Foucault’nun da belirttiği gibi bilgi iktidardır. Modern Bilimlerin Doğaya Bakışı : Modern Bilimlerin Doğaya Bakışı Modern bilimler amaçlarına ulaşmak için en uygun araçları bulmak, yaratmak ve kullanmak için araçsal aklı kullanırlar. Araçsal akıl, modern toplumların yapıtaşıdır. Araçsal akla sahip olduğumuz ölçüde modern oluruz. Araçsal akıl çıkar temellidir ve amaca ulaşmak için her şeyi metalaştırır. Modern bilimlerin temelinde yatan amaçlara ulaşma uğruna doğa kavramını metalaştıran araçsal akıl, özne(insan) ile nesne(doğa) ayrımı yapar ve hiyerarşik düzende özneyi nesnenin üstüne çıkararak hükmeden-mahkum ilişkisine önayak olur. Birikimciliğin Hakimiyeti… : Birikimciliğin Hakimiyeti… İnsan, merak eden bir varlıktır. Modern bilimlerin temelinde nesnelerin anlam ve değerlerini anlamak amacı yatmaktadır. Modern bilimlerin ortaya çıkışı olarak kabul edilen 17. yüzyıldan bu yana amaç ve felsefeleri temelde değişmemiş olsa da, gelişmiş, genişlemiştir. Modern bilimlerin edindiği her yeni bilgi, bir başkasın yolunu açmıştır. Bu noktada, daha önce bahsettiğimiz hükmeden-mahkum ilişkisinin önemini görebiliriz; edinilen her yeni veri edinilecek olanı gösterir, ve modern bilimin kullandığı araçsal akıl yöntemi insanın doğayı manipüle etmesini uygun görür. Modern İnsanın Modern Yaklaşımı : Modern İnsanın Modern Yaklaşımı İnsan, modern bilimlerin kendisine verdiği yetkiye dayanarak etrafındaki her şeyi manipüle etmeye hazırdır. Gerek teolojik sebeplerden, gerek evrim teorisinden edinilen çıkarımlardan olsun, insan, kendisini dünyadaki diğer ırklardan üstün görür. Her Şey “Doğa”nın Suçu… : Her Şey “Doğa”nın Suçu… Bütün bu incelemelerde gördüğümüz üzere modern bilimler, ve onları şekillendiren, kuralları koyan insanlar tamamen “doğaları gereği” ekolojik doğayı mahkum edip, manipülasyonu haklı çıkarmıştır. Rönesans’tan sonra ortaya çıkan bu bilim anlayışına dayanarak yapılan her tahribatın bugün yine aynı bilimler tarafından telafisine çalışılması da gülünç denecek kadar ironiktir. Bugünkü küresel ısınma gibi çevre sorunlaruna işaret eden en güzel söz Friedrich Engels’e aittir; : Bugünkü küresel ısınma gibi çevre sorunlaruna işaret eden en güzel söz Friedrich Engels’e aittir; “Doğa üzerindeki zaferlerimizden dolayı kendimizi fazla kutlamayalım. Her bir zafer için, doğa bizden intikamını alacaktır. Her adımda etimizle, kanımızla, beynimizle kendisine ait olduğumuzu ve içinde yer aldığımızı hatırlatacaktır bize.” TEŞEKKÜRLER… : TEŞEKKÜRLER… You do not have the permission to view this presentation. In order to view it, please contact the author of the presentation.
Modern Bilimlerin Doğası Ve Doğaya Yaklaşımla cmkrl Download Post to : URL : Related Presentations : Share Add to Flag Embed Email Send to Blogs and Networks Add to Channel Uploaded from authorPOINT lite Insert YouTube videos in PowerPont slides with aS Desktop Copy embed code: (To copy code, click on the text box) Embed: URL: Thumbnail: WordPress Embed Customize Embed The presentation is successfully added In Your Favorites. Views: 661 Category: Entertainment License: All Rights Reserved Like it (0) Dislike it (0) Added: August 12, 2008 This Presentation is Public Favorites: 0 Presentation Description No description available. Comments Posting comment... Premium member Presentation Transcript Modern Bilimlerin “Doğa”sı ve Doğaya Yaklaşımları : Modern Bilimlerin “Doğa”sı ve Doğaya Yaklaşımları Ezgi Palaz Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1. Sınıf Öğrencisi Rönesans ve Okültizm : Rönesans ve Okültizm 16. yüzyılda, Rönesans’ın büyüsel bilimi ve döneminin bilim adamı sayılabilecek olan magusların varlığı söz konusuydu. Rönesans’ın bilim anlayışı modern bilim anlayışından oldukça uzaktı. Doğaüstü güçlere inanma, ve onları bilinenden farklı yöntemlerle araştırma tekninlerinin bütünü olarak tanımlayabileceğimiz okültizm; modern bilimlere en uzak kavramlarıdan biri olmakla birlikte, Rönesans biliminin tanımı gibidir adeta. Bu büyülü bilim ortamından modern bilimlere geçiş süreci hızlı ve sancısız olmaktan çok uzaktır. Roger Bacon ve René Descartes bu aşamada adı anılması gereken kişilerdir. Descartes’la Başlayan Bir Modern Bilim Dönemi… : Descartes’la Başlayan Bir Modern Bilim Dönemi… Modern bilimlerin felsefi olarak temellendirilmesinin öncüsü olan Descartes’ın şaşmaz bir düzen içerisinde işleyen makine-doğa tasarımına göre, doğanın değişmez yasaları vardır ve bu yasalar deney ve gözlemle keşfedilebilir. Bu felsefenin bize söylediği, keşfedilen yasadan faydalanarak insanın doğaya hükmedebileceğidir. Bu durumda bilim artık teknik olacaktır ve insanın doğaya tahakküm etmesine, onu kendi amaçları için bir araç olarak kullanmasına yardım edecektir. Ancak bu sistem dahilinde bir de doğayı ve insanı yaratan ve onlara bu rolleri biçmiş olan Tanrı vardır. Descartes’ın ardından gelenler, onun sisteminde var olan Tanrı kavramını dışlamakla birlikte insan ile doğa arasındaki hiyerarşik düzeni değişikliğe uğratmamışlardır. Modern Bilimlerin Karakteri : Modern Bilimlerin Karakteri Modern bilimler, deneyin ve gözlemin ötesinde bilginin olmadığını kabul etmiş ve metafizik ve dinle tüm bağlantılarını koparmıştır. Dinsel dogmaların kanıtlanmasında kullanılamaz ve metafizik hakikatlere ulaşmamızı sağlayamaz. Etik değerleri kanıtlayamaz ve etik bir boyuta sahip olamaz. Olgu ve fenomenlerle ilgilenir, soyut, metafizik, etik, dinsel düşünceleri kendi inceleme alanının dışına atar. Başka bir deyişle amoral ve atesit karakter taşır. Modern bilimler kendilerini tanımlarken tarafsızlık, deneye ve gözleme dayanmak, olguya yönelik olup dogma, inanç ve hurafelerden uzak durmak gibi temel niteliklerini ön plana çıkarır. Mekan ve zamandan bağımsız, evrensel bilgi verirler. Modern Bilimlerin Karakteri : Modern Bilimlerin Karakteri Modern bilim anlayışına göre bilimsel bilgiler birbirlerine eklenerek sürekli olarak gelişir. Buna göre modern bilimler tarafsız, evrensel, ilerlemeci ve birikimci karaktere sahiptir. Bu birikimci karakter insanın doğa üzerindeki hakimiyetini mutlaklaştırmaya götürür. Bu hakimiyet arttıkça üretim de artar ve böylece üretilen malın miktarı ve kalitesi de artarak herkese kolayca ulaşabilir. Her türlü doğal afet de bu şekilde önlenebilir. Bu anlayış götermektedir ki, modern bilimler aynı zamanda kendilerini adaleti getirmekle de yükümlü görür. Bilmek, egemen olmak demektir ve Foucault’nun da belirttiği gibi bilgi iktidardır. Modern Bilimlerin Doğaya Bakışı : Modern Bilimlerin Doğaya Bakışı Modern bilimler amaçlarına ulaşmak için en uygun araçları bulmak, yaratmak ve kullanmak için araçsal aklı kullanırlar. Araçsal akıl, modern toplumların yapıtaşıdır. Araçsal akla sahip olduğumuz ölçüde modern oluruz. Araçsal akıl çıkar temellidir ve amaca ulaşmak için her şeyi metalaştırır. Modern bilimlerin temelinde yatan amaçlara ulaşma uğruna doğa kavramını metalaştıran araçsal akıl, özne(insan) ile nesne(doğa) ayrımı yapar ve hiyerarşik düzende özneyi nesnenin üstüne çıkararak hükmeden-mahkum ilişkisine önayak olur. Birikimciliğin Hakimiyeti… : Birikimciliğin Hakimiyeti… İnsan, merak eden bir varlıktır. Modern bilimlerin temelinde nesnelerin anlam ve değerlerini anlamak amacı yatmaktadır. Modern bilimlerin ortaya çıkışı olarak kabul edilen 17. yüzyıldan bu yana amaç ve felsefeleri temelde değişmemiş olsa da, gelişmiş, genişlemiştir. Modern bilimlerin edindiği her yeni bilgi, bir başkasın yolunu açmıştır. Bu noktada, daha önce bahsettiğimiz hükmeden-mahkum ilişkisinin önemini görebiliriz; edinilen her yeni veri edinilecek olanı gösterir, ve modern bilimin kullandığı araçsal akıl yöntemi insanın doğayı manipüle etmesini uygun görür. Modern İnsanın Modern Yaklaşımı : Modern İnsanın Modern Yaklaşımı İnsan, modern bilimlerin kendisine verdiği yetkiye dayanarak etrafındaki her şeyi manipüle etmeye hazırdır. Gerek teolojik sebeplerden, gerek evrim teorisinden edinilen çıkarımlardan olsun, insan, kendisini dünyadaki diğer ırklardan üstün görür. Her Şey “Doğa”nın Suçu… : Her Şey “Doğa”nın Suçu… Bütün bu incelemelerde gördüğümüz üzere modern bilimler, ve onları şekillendiren, kuralları koyan insanlar tamamen “doğaları gereği” ekolojik doğayı mahkum edip, manipülasyonu haklı çıkarmıştır. Rönesans’tan sonra ortaya çıkan bu bilim anlayışına dayanarak yapılan her tahribatın bugün yine aynı bilimler tarafından telafisine çalışılması da gülünç denecek kadar ironiktir. Bugünkü küresel ısınma gibi çevre sorunlaruna işaret eden en güzel söz Friedrich Engels’e aittir; : Bugünkü küresel ısınma gibi çevre sorunlaruna işaret eden en güzel söz Friedrich Engels’e aittir; “Doğa üzerindeki zaferlerimizden dolayı kendimizi fazla kutlamayalım. Her bir zafer için, doğa bizden intikamını alacaktır. Her adımda etimizle, kanımızla, beynimizle kendisine ait olduğumuzu ve içinde yer aldığımızı hatırlatacaktır bize.” TEŞEKKÜRLER… : TEŞEKKÜRLER…