logging in or signing up Manifesto azahit Download Post to : URL : Related Presentations : Share Add to Flag Embed Email Send to Blogs and Networks Add to Channel Uploaded from authorPOINT lite Insert YouTube videos in PowerPont slides with aS Desktop Copy embed code: (To copy code, click on the text box) Embed: URL: Thumbnail: WordPress Embed Customize Embed The presentation is successfully added In Your Favorites. Views: 42 Category: Others/ Misc License: All Rights Reserved Like it (0) Dislike it (0) Added: March 03, 2008 This Presentation is Public Favorites: 0 Presentation Description İlgiç bir slayt hazırlamışlar Comments Posting comment... Premium member Presentation Transcript MANİFESTO: MANİFESTO ses düğmesini açabilirsinizSlide2: Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin.Slide3: Halatı deliklerden geçirip, düğüm atar, Bülent Ortaçgil’i dinlerken yine çıkıp yeşil sandalyeye, halatın öbür uçlarını tavandaki halkalara bağlarsın Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin. Bütün ciddi işler, "ya sonra?"lar, felaket senaryoları, ödeyemeyeceğin hesaplar kalır kapının ardında; dudağında bir ıslık, sen tahtanı zımparalarsın. Matkabı "darbeli" konumuna getirir, ucuna da "on"luk duvar delme ucu takarsın. Çıkar yeşil sandalyenin üzerine, çalan telefona aldırmadan tavana iki delik açar, deliklere de çelik dübelleri çakarsın. Dübellerin içine iki sağlam halkayı vidalar, inip aşağıya tavandaki dünyanın sekizinci harikasına bakarsın. Sonra tahtanın köşelerine on üç santimlik bir halatın geçebileceği delikler açar, sırf matrak olsun diye çakıyla bir de kalp kazırsın.Slide4: Halatı deliklerden geçirip, düğüm atar, Bülent Ortaçgil’i dinlerken yine çıkıp yeşil sandalyeye, halatın öbür uçlarını tavandaki halkalara bağlarsın Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin. Bütün ciddi işler, "ya sonra?"lar, felaket senaryoları, ödeyemeyeceğin hesaplar kalır kapının ardında; dudağında bir ıslık, sen tahtanı zımparalarsın. Matkabı "darbeli" konumuna getirir, ucuna da "on"luk duvar delme ucu takarsın. Çıkar yeşil sandalyenin üzerine, çalan telefona aldırmadan tavana iki delik açar, deliklere de çelik dübelleri çakarsın. Dübellerin içine iki sağlam halkayı vidalar, inip aşağıya tavandaki dünyanın sekizinci harikasına bakarsın. Sonra tahtanın köşelerine on üç santimlik bir halatın geçebileceği delikler açar, sırf matrak olsun diye çakıyla bir de kalp kazırsın.Slide5: ... ve hazır olursun gerilerde kalmış, gereksiz ayrılınmış, avuçlarından kaymış, göz göre göre çalınmış, bundan sonraki hayatına...Slide6: ... veSlide7: ... ve başlarsın sallanmayaSlide8: hani o ışıkları kapattığında pırıl pırıl parlayan yıldızlar yapıştırdığın tavanın bir ucundan, öteki ucuna. ... ve yumarsın gözlerini;Slide9: en güzel, en masum dönemin kucaklar seni, uçarak inerken aşağıya. Pileli eteğiyle annen, yeni traş olmuş yanağıyla baban bekler, yükselirken yukarıya... Yılların arasından bir kuyruklu yıldız gibi kayarsın; en kendin gibi, en cesur halinle, en alman gereken kararları alırsın. Geri dönüşlü uzay yolculuğunda, en renkli düşler yakıtın, bir asteroitten diğerine uçar, bir başka diyarda, bir başka güneşle doğmuş çiçeği sularsın. "O fikir" geliverir belki aklına; daha hızlı, daha da hızlı sallanırsın.Slide10: ve atlayıp salıncağından, gerekeni yaparsın... Belki ne kadar sevdiğini gözlerin kapalı, sırtın yere bakarken, belki de sırt üstü düştüğün yerde, yıldızları sayarken anlarsın. Slide11: Biz salıncak istiyoruz! Biz, fabrikalarda, floresan lambalı bürolarda, üniversitelerde, devlet dairelerinde demirbaşa kayıtlı, basit salıncaklar istiyoruz. Biz kendimize kavuşmak, en rafine saatlerimizi ayırdığımız ortama ufacık bir renk katmak, konsolide bütçede, iki dübel, iki halka, kalp kazınmış tahta bir uzay aracı için ödenek istiyoruz. Biz en ciddi kavgamızı salıncak sırasında yapmak; bir zamanlar, yani en "kendimiz" gibiyken “normal” olanın, yeniden “normal” olmasını istiyoruz. Slide12: Biz “kendimizi” geri istiyoruz!... y yazan & sunan: düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com fotoğrafta sallanan: Prof. Dr. Hamdi Akan müzik: Frida filminden El Conejo You do not have the permission to view this presentation. In order to view it, please contact the author of the presentation.
Manifesto azahit Download Post to : URL : Related Presentations : Share Add to Flag Embed Email Send to Blogs and Networks Add to Channel Uploaded from authorPOINT lite Insert YouTube videos in PowerPont slides with aS Desktop Copy embed code: (To copy code, click on the text box) Embed: URL: Thumbnail: WordPress Embed Customize Embed The presentation is successfully added In Your Favorites. Views: 42 Category: Others/ Misc License: All Rights Reserved Like it (0) Dislike it (0) Added: March 03, 2008 This Presentation is Public Favorites: 0 Presentation Description İlgiç bir slayt hazırlamışlar Comments Posting comment... Premium member Presentation Transcript MANİFESTO: MANİFESTO ses düğmesini açabilirsinizSlide2: Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin.Slide3: Halatı deliklerden geçirip, düğüm atar, Bülent Ortaçgil’i dinlerken yine çıkıp yeşil sandalyeye, halatın öbür uçlarını tavandaki halkalara bağlarsın Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin. Bütün ciddi işler, "ya sonra?"lar, felaket senaryoları, ödeyemeyeceğin hesaplar kalır kapının ardında; dudağında bir ıslık, sen tahtanı zımparalarsın. Matkabı "darbeli" konumuna getirir, ucuna da "on"luk duvar delme ucu takarsın. Çıkar yeşil sandalyenin üzerine, çalan telefona aldırmadan tavana iki delik açar, deliklere de çelik dübelleri çakarsın. Dübellerin içine iki sağlam halkayı vidalar, inip aşağıya tavandaki dünyanın sekizinci harikasına bakarsın. Sonra tahtanın köşelerine on üç santimlik bir halatın geçebileceği delikler açar, sırf matrak olsun diye çakıyla bir de kalp kazırsın.Slide4: Halatı deliklerden geçirip, düğüm atar, Bülent Ortaçgil’i dinlerken yine çıkıp yeşil sandalyeye, halatın öbür uçlarını tavandaki halkalara bağlarsın Elli santim uzunluğunda, on beş santim genişliğinde, iki santim kalınlığında bir tahtayı alıp odana girersin. Bütün ciddi işler, "ya sonra?"lar, felaket senaryoları, ödeyemeyeceğin hesaplar kalır kapının ardında; dudağında bir ıslık, sen tahtanı zımparalarsın. Matkabı "darbeli" konumuna getirir, ucuna da "on"luk duvar delme ucu takarsın. Çıkar yeşil sandalyenin üzerine, çalan telefona aldırmadan tavana iki delik açar, deliklere de çelik dübelleri çakarsın. Dübellerin içine iki sağlam halkayı vidalar, inip aşağıya tavandaki dünyanın sekizinci harikasına bakarsın. Sonra tahtanın köşelerine on üç santimlik bir halatın geçebileceği delikler açar, sırf matrak olsun diye çakıyla bir de kalp kazırsın.Slide5: ... ve hazır olursun gerilerde kalmış, gereksiz ayrılınmış, avuçlarından kaymış, göz göre göre çalınmış, bundan sonraki hayatına...Slide6: ... veSlide7: ... ve başlarsın sallanmayaSlide8: hani o ışıkları kapattığında pırıl pırıl parlayan yıldızlar yapıştırdığın tavanın bir ucundan, öteki ucuna. ... ve yumarsın gözlerini;Slide9: en güzel, en masum dönemin kucaklar seni, uçarak inerken aşağıya. Pileli eteğiyle annen, yeni traş olmuş yanağıyla baban bekler, yükselirken yukarıya... Yılların arasından bir kuyruklu yıldız gibi kayarsın; en kendin gibi, en cesur halinle, en alman gereken kararları alırsın. Geri dönüşlü uzay yolculuğunda, en renkli düşler yakıtın, bir asteroitten diğerine uçar, bir başka diyarda, bir başka güneşle doğmuş çiçeği sularsın. "O fikir" geliverir belki aklına; daha hızlı, daha da hızlı sallanırsın.Slide10: ve atlayıp salıncağından, gerekeni yaparsın... Belki ne kadar sevdiğini gözlerin kapalı, sırtın yere bakarken, belki de sırt üstü düştüğün yerde, yıldızları sayarken anlarsın. Slide11: Biz salıncak istiyoruz! Biz, fabrikalarda, floresan lambalı bürolarda, üniversitelerde, devlet dairelerinde demirbaşa kayıtlı, basit salıncaklar istiyoruz. Biz kendimize kavuşmak, en rafine saatlerimizi ayırdığımız ortama ufacık bir renk katmak, konsolide bütçede, iki dübel, iki halka, kalp kazınmış tahta bir uzay aracı için ödenek istiyoruz. Biz en ciddi kavgamızı salıncak sırasında yapmak; bir zamanlar, yani en "kendimiz" gibiyken “normal” olanın, yeniden “normal” olmasını istiyoruz. Slide12: Biz “kendimizi” geri istiyoruz!... y yazan & sunan: düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com fotoğrafta sallanan: Prof. Dr. Hamdi Akan müzik: Frida filminden El Conejo