Mustafa Kemal ATAT�RK

Views:
 
Category: Entertainment
     
 

Presentation Description

No description available.

Comments

Presentation Transcript

Slide 1:

Mustafa Kemal ATATÜRK ( 1881 - 193 ∞ )

Slide 2:

Selanik'ten Anıttepe'ye... Selanik'ten Anıttepe'ye... 57 Yıl

Slide 3:

1881 Yaşama Merhaba

Slide 4:

1882 Bir tarih yetişiyor...

Slide 5:

1886 Eğitime ilk adım...

Slide 6:

1888 Baba'ya veda Ali Rıza Efendi'nin ölümü

Slide 7:

1893 Askerliğe ilk adım...

Slide 8:

1894 Artık Adın Mustafa Kemal

Slide 9:

1897 Manastır Askerî İdadisinde

Slide 10:

1899 İstanbul harp okuluna girişi

Slide 11:

1902 Harp akademisinde...

Slide 12:

1905 Şam'a atama ve ilk görev

Slide 13:

1907 Kolağası Mustafa Kemal

Slide 14:

1908 Ordu ile kahvaltı

Slide 15:

1909 Hareket Ordusu Kurmay Subayı Mustafa Kemal

Slide 16:

1910 Picardie Manevralarında

Slide 17:

1911 Binbaşı Mustafa Kemal

Slide 18:

1912 Mustafa Kemal Trablusgarp'ta

Slide 19:

1913 Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliğe atandı

Slide 20:

1914 Yarbay Mustafa Kemal

Slide 21:

1915 Mustafa Kemal Çanakkale'de

Slide 22:

1916 Tümgeneral Mustafa Kemal Bitlis ziyaretinde

Slide 23:

1917 2. Ordu Komutanı Mustafa Kemal, Diyarbakır'da...

Slide 24:

1918 Yıldırım orduları komutanı Tümgeneral Mustafa Kemal

Slide 25:

1919 Samsun'a çıkış ve kurtuluşun başlangıcı

Slide 26:

1920 Artık milletin bir meclisi var

Slide 27:

1921 Sakarya Meydan Muharebesinde...

Slide 28:

1922 Mustafa Kemal Sakarya atında

Slide 29:

1923 Cumhuriyetin İlanı

Slide 30:

1924 Bursa Gezisi

Slide 31:

1925 Şapka kanunun kabulü

Slide 32:

1926 Gülcemal Vapuru'nda Mudanya açıklarında

Slide 33:

1927 Büyük nutkun okunması

Slide 34:

1928 Harf inkîlabı ve Türk harfleri

Slide 35:

1929 Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Ankara Tahtakale yangınında

Slide 36:

1930 Edirne Erkek Ögretmen Okulu ögretmen ve ögrencileriyle...

Slide 37:

1931 Türk tarih kurumu toplantısında

Slide 38:

1932 Birinci Türk Tarih Kongresi

Slide 39:

1933 Cumhuriyetin 10. yılı

Slide 40:

1934 O Artık Mustafa Kemal ATATÜRK

Slide 41:

1935 Florya'da bir sandalda

Slide 42:

1936 Beylerbeyi Sarayı'nda düzenlenen Balkan Festivali'nde

Slide 43:

1937 Nazilli'de çok sevdiği öğrencileri ile

Slide 44:

1938 Dolmabahçe...

Slide 45:

1938 O Sonsuza kadar vatanın her köşesinde yaşıyor...

Slide 46:

1939 1940 1941 1945 1950 1960 1970 1980 1990 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2020 2050 2100 2200 O Sonsuza kadar vatanın her köşesinde yaşıyor...

Slide 47:

Atatürk Hakkında

Slide 48:

“ATA” LAFINI SEVMEZDİ

Slide 49:

"Atatürk" hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine ”Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

Slide 50:

EN SEVDİĞİ YEMEK

Slide 51:

Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

Slide 52:

EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI

Slide 53:

Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

Slide 54:

BAŞUCU KİTABI: "ÇALIKUŞU"

Slide 55:

Binlerce kitabı vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü “Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rastgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.

Slide 56:

KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU

Slide 57:

Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

Slide 58:

KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK

Slide 59:

Kuşları da çok severdi. Çankaya Köşkü’nde özel bir bakıcının ilgilendiği güvercinliği vardı.

Slide 60:

TAM BİR SALON ADAMI

Slide 61:

En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Batı müziği dışında Anadolu ezgilerine de hayrandı.

Slide 62:

GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI

Slide 63:

Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu’nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

Slide 64:

DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU

Slide 65:

Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

Slide 66:

ÖLÇÜLERİ

Slide 67:

Boyu 1.74 idi. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

Slide 68:

RUMELİ ŞİVESİ

Slide 69:

Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

Slide 70:

HAZİN BİR HİKAYE

Slide 71:

Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

Slide 72:

CUMHURBAŞKANLIĞI'NDAN YASAK

Slide 73:

Hayatının çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

Slide 74:

PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE

Slide 75:

Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

Slide 76:

KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI

Slide 77:

Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

Slide 78:

DÜZEN

Slide 79:

Evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

Slide 80:

HOŞGÖRÜLÜ LİDER

Slide 81:

Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış,"Alın bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

Slide 82:

SİGARA PAZARLIĞI

Slide 83:

Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr. Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti: "Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".

Slide 84:

"BU NASIL HALKÇILIK?"

Slide 85:

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.

Slide 86:

"LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"

Slide 87:

İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir hocam,adam olmak!"

Slide 88:

KURBANLARI BAĞIŞLARDI

Slide 89:

Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

Slide 90:

YABANCI DİL MERAKI

Slide 91:

Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızcayı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

Slide 92:

FASULYESİNE POKER

Slide 93:

Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

Slide 94:

KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI !

Slide 95:

Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

Slide 96:

BİLARDO VE YÜZME

Slide 97:

Sportmen bir kişiliği vardı. Her gün ata biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

Slide 98:

EN BAŞARILI DERS

Slide 99:

Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.

Slide 100:

YAĞCILARA GEÇİT YOK !

Slide 101:

“Yağcı” tabir edilen kişilere çok kızardı… Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

Slide 102:

SON YILBAŞI GECESİ

Slide 103:

1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

Slide 104:

Dünya Gözüyle… Mustafa Kemal ATATÜRK

Slide 105:

Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O'nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk. Sucheta KRIPALANI Hint Parlamento Heyeti Başkanı

Slide 106:

Sert, dayanıklı ve mücadeleci. Bence harika bir subay. Kelimenin tam manasıyla mükemmel bir yönetici. General Liman Von Sanders

Slide 107:

Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük adamıdır. O'nun yeni Türkiye'yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır. Yunanistan Başbakanı GENERAL METAKSAS

Slide 108:

O; şahsi kazanç ve şöhret peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek nesiller için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı. WALTER L. WRİGHT JR.

Slide 109:

Büyük Atatürk'ün vefatından dolayı teessürümüz o derece derin ve sonsuzdur ki, bunu ifade etmek için kelime bulamıyorum. Çünkü Atatürk, yalnız Türkiye'nin değil, bütün şarkın Ata'sı idi. Afganistan - VELİ HAN

Slide 110:

Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var. İngiliz Generali - SIR CHARLES TOWNSHEND

Slide 111:

Türkler O'na çok haklı olarak Atatürk dediler ve kendilerini baba tanıdılar. Gerçekten de O, ulusunu seven ve ulusu için didinen bir baba olmuş ve yurdunu çok az bir zamanda verimli, yaratıcı bir gelişmeye yöneltmiştir. Macar Meclis Başkanı - GYULA KORNİS

Slide 112:

Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk' ün Türk halkının işidir. John F. KENNEDY A.B.D Başkanı

Slide 113:

Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti'nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı. KERAMA Lübnan Başbakanı

Slide 114:

Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti'nin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır. Kalinin Sovyet Başbakanı

Slide 115:

Atatürk bir yandan savaş adamıdır. Öte yandan da barış adamıdır. İçindeki büyük askeri deha, ulusunu çökmekten kurtarmış ; gene içindeki devlet adamı niteliği, hayatına ışık saçtığı milletinin yeniden doğuşunu sağlamıştır. LORD KİNDROSS

Slide 116:

Bu, dünyanın çok biçimli olduğunu ve yaşamın tekrarlanmadığını hissetmektir ve her durum için ayrı yanıt bulmak çabası demektir. Bence, Atatürk’ün ülke sorunlarını çözmek için göstermiş olduğu çabalar ve uyguladığı strateji de bundan ibarettir. Prof. Dr. Mikail MEYER (Moskova Üniversitesi)

Slide 117:

Eğer Atatürk olmasaydı, yalnız Türkiye diye bir devlet değil, Anadolu’da Türk diye bir şey de ortada olmayacaktı. Atatürk bir komutan olarak Türkleri yok olmaktan kurtardı. Prof. Dr. Justine Mc CARTHY (Kentucky Louisville Üniversitesi)

Slide 118:

Atatürk sağ olsaydı, dünyanın görüntüsü başka olurdu. Gerçekten Atatürk sağ olsaydı ya da biz o büyük insanın yolundan gidebilseydik, dünyadaki Türkiye başka olurdu. Wınston chırchıll

Slide 119:

Mustafa Kemal ; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır. ADOLF HİTLER

Slide 120:

O’nu sizler layıkıyla takdir edemezsiniz. Büyüklüğünü gereği kadar ölçemezsiniz. O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar, bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için O’na uzaklardan bakmak gerekir. KLOD FARER

Slide 121:

Eğer Sevr Anlaşması uygulanabilseydi, artık Türk ülkesi, Türk yurdu diye bir şey ortada kalmayacaktı. Yalnız Anadolu’nun orta yerinde, ancak sınırlı ölçüde bağımsız, ama gerçekte yabancı denetimi altında küçük bir toprak parçası Türklere bırakılmak isteniyordu… Alexandre JEVAKOFF (Fransız Devlet Adamı)

Slide 122:

Mustafa Kemal'den... ibretlik anılar

Slide 123:

ÇEK

Slide 124:

Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereli'ye ödül olarak 1000 liralık bir İş Bankası çeki verir. Altını Kemal Atatürk diye imzalar, zaten çeklerde resmi de var. Pehlivan çeki İş Bankası'na götürür; kendisine 1000 lira ödenir. Muazzam bir para.

Slide 125:

Para alan Kurtdereli bir şeyleri beklemektedir. “Ne bekliyorsun pehlivan?” diye sorar banka memuru ve çeki beklediğini söyler Pehlivan, “Parayı aldın, çek bizde kalacak” derler.

Slide 126:

“O zaman alın 1000 liranızı, verin çekimi” der. “Onda Atatürk'ümün imzası var.” Ve parayı iade edip Atatürk imzalı çeki sevgiyle cebine yerleştirerek gider…

Slide 127:

BATTANİYE

Slide 128:

İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk, Mustafa Kemal ve beraberindekiler Ankara'ya hareket edecekler. Trene binerler Kompartımana çekilirler.

Slide 129:

Ertesi gün kompartımanın kapısını çalar yaveri, acar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk. Yaveri “Ya paşam bu ne hal hiç uyumadınız herhalde niye böylesiniz?” der. “Ya çocuk kompartımanıma astıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz.

Slide 130:

Kolumu yastık yaptım ağrıdı, setremi yastık yaptım üşüdüm ben de uyumadım kalktım“ der. Yaveri; “Aman paşam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik” der.

Slide 131:

Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap ile der ki; "Geç fark ettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz. Hiçbirinize kıyamadım.” Önemli olan benim uyumam değil milletimin rahat uyuması"

Slide 132:

UŞAK

Slide 133:

Atatürk’ün davet ettiği İngiliz kralı Türkiye’ye gelir ve Dolmabahçe sarayında sohbete başlarlar. Atatürk'ün şoförü kazayla kahveyi kralın üstüne döker.

Slide 134:

Kral sinirlenip yanındakilere “Ne beceriksiz adam. Yanındakilere disiplin verememiş ülkesini nasıl kurtarmış?” diye söylenir…

Slide 135:

Atatürk der ki: “Ne diyor bu Kocaoğlan?” Olayı anlatırlar Ata çok kızar ve : ”Ben bu millete her şeyi öğrettim, sadece uşak olmayı öğretmedim” der.

Slide 136:

YARIM MİLYON

Slide 137:

Bir gün Müslüman memleketlerinden birinde (Mısır'da) bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:

Slide 138:

-"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu. Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:

Slide 139:

-“Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?” diye sordu. Adamcağız yüzüne bakakaldı. -“Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya...”

Slide 140:

-“Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız.”

Slide 141:

TORPİL

Slide 142:

Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa’ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmiş bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kağıtla Atatürk’e yaklaştığı görüldü.

Slide 143:

İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata’nın yolunu keserek titrek bir sesle: - Beni tanıdın mı oğul? Dedi. Ben sizin Selanik’te komşunuzdum. Bir oğlum var; devlet demiryollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi.

Slide 144:

Oğlumu yine işe almamış..ne olur bir kere de siz söyleseniz. Atatürk’ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı... Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle :

Slide 145:

Oğlunu almadılar mı? Dedi. Ben tavsiye ettiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş... Çok iyi yapmışlar... İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak... Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta vecd (coşku) dolu bir sesle: - İşte Cumhuriyetten beklediğimiz netice... Diyordu.

Slide 146:

ŞEHİT

Slide 147:

23 Nisan 1920... Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Memleketin her tarafından birçok mebuslar gelmişti. Bu yeni meclise gelenlerin bir kısmı, Ankara'da hiçbir şeyin olmadığını görünce yeise düşmüşlerdi.

Slide 148:

Bahsedilen, ne Yeşilordu, ne hazine, ne yatacak otel, hiçbir şey yoktu. Sadece Mustafa Kemal... ...Bazılarına bu dava çürük gelmiş olacak ki, memleketlerine dönmeye karar verdiler.

Slide 149:

Bunlar geri dönerlerse Meclis'te huzursuzluk olmayacağını anlayan Mustafa Kemal, kürsüye çıktı. O gün pek heyecanlıydı. Atatürk'ün hayatında belki böyle canlı bir tablo doğmamıştı. Mebuslara hitaben:

Slide 150:

“İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek, memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Millî Meclis'e davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatıyla, buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hattâ hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal, mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağ'a çıkar, orada tek kurşunum kalına kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince bu acîz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim.”

Slide 151:

Diye gürleyince, herkesi bir heyecan dalgası sardı. Hiçbiri gözyaşlarını zapt edemiyordu.

Slide 152:

10 Kasım’a Doğru… YIL 1938

Slide 153:

OCAK 1938

Slide 154:

OCAK 1938 Atatürk’ün aramızdaki son yılı başlıyor… Aylardır Atatürk’e rahatsızlık veren bir takım “küçük hastalıklar” aslında yaklaşmakta olan bir ayrılığın ilk sinyalleri idi…

Slide 155:

OCAK 1938 Başlangıçta iştah kaybı, halsizlik, sinirlilik göze çarparken, Atatürk dış görünümü ile de gittikçe farklı görünmeye başlamıştı… Yaverleri ters giden bir şeyler olduğunu anlamışlardı…

Slide 156:

OCAK 1938 Atatürk küçük rahatsızlıklarının doktorlar tarafından geçiştirilmesini daha sonra hayatı ile ödeyecekti… Ata bu aylarda karaciğerinden rahatsız olduğunu öğrenmiştir…

Slide 157:

ŞUBAT 1938

Slide 158:

ŞUBAT 1938 Siroz teşhisinin ardından Atatürk’ün tedavisi için 1 yıl geç kalındığı anlaşılmıştı. Bu zaman zarfı içinde durmaksızın koşturan Atatürk, hastalığın iyice ilerlemesini fark etmemişti…

Slide 159:

ŞUBAT 1938 Başlangıçta Türk hekimleri ile tedavisini sürdüren Atatürk, geçen zaman içersinde durumun hassasiyetini daha iyi kavramış ve yurt dışından doktor getirilmesine izin vermiştir… Paris Tıp Fakültesi ‘nden gelen doktor Ata’nın yeni doktoru olmuştur…

Slide 160:

MART 1938

Slide 161:

MART 1938 Doktoru Fissenger Atatürk’ü tedavi edebileceğini ancak muhakkak istirahat ve perhizlere riayet edilmesi gerektiğini önemli vurgulamıştı. Atatürk ilk kez doktor tavsiyelerine bu kadar itina göstermiş ve durumun ciddiyetini anlamıştı…

Slide 162:

NİSAN 1938

Slide 163:

Hastalığın hızla ilerlemesinde önemli bir etken olan, Atatürk’ün durmak bilmeyen hayatına bir dur demenin zamanı gelmiştir… Atatürk 19 Mayıs törenleri öncesi bu kurallara uyar ve istirahata çekilir. NİSAN 1938

Slide 164:

MAYIS 1938

Slide 165:

Tüm bitkinliğine rağmen Ankara’ya 19 Mayıs törenleri için gitti. MAYIS 1938 Atatürk doktorların itirazlarını dinlemeden gittiği Ankara ile yetinmemiş ve Hatay sorunu için Güneye inmiştir.

Slide 166:

MAYIS 1938 Sürekli istirahat etmesi tavsiye edilen, doktorunun ayakta durmaması gerektiğini söyleyen Atatürk, 19 Mayıs törenini ayakta izlemiş ve içini yiyip bitiren hastalığa ve Dünyaya meydan okumuştur…

Slide 167:

HAZİRAN 1938

Slide 168:

HAZİRAN 1938 1 Haziran Atatürk’ün hayatında en önemli günlerden birisi olmuştur. Merakla beklediği SAVARONA yatına ilk adımı attığı gündür. Hastalığını unutup, bir süre yatın güzelliklerine dalan Atatürk, ilerleyen hastalığın etkisinden artık kurtulamaz olmuştur…

Slide 169:

TEMMUZ 1938

Slide 170:

1938’in sıcak yaz günleri Atamızın yaşadığı son yaz günleri idi. Bir süre Savarona ile hastalığı unutan ve keyiflenen Atatürk, geçen zaman zarfında iyice bitkin düşmüştü… TEMMUZ 1938

Slide 171:

AĞUSTOS 1938

Slide 172:

Atatürk Dolmabahçe sarayında, kendisi için özel hazırlanmış odada istirahatta… Atatürk’ün durumunun kötüye gitmesi nedeni ile artık sarayda olağanüstü hal ilan edilmiştir… AĞUSTOS 1938

Slide 173:

EYLÜL 1938

Slide 174:

Atatürk’ü birkaç aydır görmeyip de yeniden görenler büyük şaşkınlık içinde kalmaktadır… Bir milleti yöneten, orduları deviren Atatürk, bir deri bir kemik kalmış, ayakta duramaz hale gelmiştir… EYLÜL 1938

Slide 175:

EKİM 1938

Slide 176:

Ekim ayı Atatürk için çok zor geçmiştir. 5 yıl öncesinde haykırarak okuduğu 10. yıl nutku ile ulusu ile kutladığı Cumhuriyet Bayramını bugün yatağından kalkamadan dört duvar arasında kutlamak zorunda kalmıştır… EKİM 1938

Slide 177:

KASIM 1938

Slide 178:

KASIM 1938 8 Kasım gecesi Atatürk fenalaştı. Doktorların müdahalesine rağmen komaya giren Atatürk, bir daha komadan çıkamadı…

Slide 179:

10 KASIM 1938 Ata’nın son gününde koca bir ulus radyo başında bekliyordu. Atatürk 2 gün önce girdiği komanın etkisindeydi. İki gündür uyuyan Atatürk’ün 10 Kasım 1938 günü saat 09:05’te gözleri aniden açıldı ve Atamız aramızdan ayrıldı…

Slide 180:

O şimdi aramızda değil, ama bizi yukarıdan izliyor… O şimdi aramızda değil, ama onun bizlere emanet ettiği Türkiye bizimle… Türkiyemiz bizimle oldukça, Atatürk’ün devleti bizimle oldukça, Atatürk gençliği bizimle oldukça… Atatürk Hep Bizimle Olacaktır...

Slide 208:

SENİ ÇOK ÖZLEDİK…