Su Kaynakları

Download as
 PPT
Presentation Description 

No description available

Views: 109
Like it  ( Likes) Dislike it  ( Dislikes)
Added: April 25, 2009 This Presentation is Public 
Presentation Category : Education All Rights Reserved
Presentation Transcript

Slide 1: ÜLKEMIZIN SU KAYNAKLARI POTANSIYELI VE ÖNEMI MEHMET TÜRKKAN ORMAN MÜH ORMAN EKOLOJISI VE TOPRAK ARASTIRMALARI BASMÜHENDISLIGI


Slide 2:“Bir seyi, sözü hiç dolandirmadan kabul etmeliyiz: Su kullanim hakki insan onurunun temel unsurlarindan biridir. Bu hakkin anayasalara girmesi; hükümetlerin, belediye binalarinin cephelerine kazinmasi gerek. Bu hakki her okulda her çocuga anlatmaliyiz.” Loic Fauchon, Dünya Su Kon. Bsk


Slide 3:1- INTERNATIONAL HERALD TRIBUNE (IHT) TARAFINDAN ISTANBUL’DA DÜZENLENEN "DÜNYADA SU: GELECEK IÇIN FINANSMAN" KONFERANSI (EKIM 1997) 2- 9. DÜNYA SU KONGRESI, ULUSLARARASI SU KAYNAKLARI BIRLIGI EYLÜL (KANADA)( EYLÜL 1997) 3- DÜNYA SU KONSEYI 1. DÜNYA SU FORUMU, MART (FAS)mart1997 4- "SU VE SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA” KONFERANSI, PARIS, YESIL HAÇ ULUSLARARASI ÇALISTAY, PARIS, FRANSA1998 5- BM SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA KOMISYONU 6. DÖNEM TOPLANTISI, NEW YORK, ABD1998 8- VI. KURAK ALANLAR ULUSLARARASI KALKINMA KONFERANSI, KAHIRE, MISIR, 22-27 AGUSTOS 1999 9- SU, KENT VE BÖLGE PLANLAMASI VE SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA ÇALISTAYI, FRANSIZ SU AKADEMISI, PARIS, FRANSA, 10-11 SUBAT 2000


Slide 4:12- II. DÜNYA SU FORUMU, LAHEY, WWC, 17-22 MART 2000 13- 10. DÜNYA SU KONGRESI, IWRA, MELBOURNE, AVUSTRALYA, 11-17 MART 2000 14- KÜRESEL DEV PROJELER KONFERANSI "SU , ENERJI VE ÇEVRE" BASLIKLI OTURUM, ATLANTA, ABD 2000 15- GAP VE ILISU BARAJI KONFERANSI, LONDRA, INGILTERE, 16-18 SUBAT 2000 25- SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA DÜNYA ZIREVESI, 26 AGUSTOS-4 EYLÜL 2002, JOHANNESBURG, G.AFRIKA 26- ÜÇÜNCÜ DÜNYA SU FORUMU (KYOTO, JAPONYA, 16 - 23 MART 2003)


Slide 5:Dünya Üçüncü Su Forumu ve Bakanlar Konferansi’na japonya disindan 6000’i askin kisi, 182 ülke, 100’ü askin Bakan, 43 uluslararasi örgüt ve yüzlerce STK’nin katilmasi su konularina verilen önemi açikca ortaya koymaktadir. Dünya Su Forumlari, bir uluslararasi STK olan Dünya Su Konseyi tarafindan, ev sahipligini üstlenen ülke ile yakin isbirligi halinde üç yilda bir düzenlenmektedir.


Slide 6:22 Kasim 2002 yilinda Japon Orman Teskilati’nin Shiga’da organize etmis oldugu “Ormanlar ve Su” konulu hazirlik toplantidasinda bir sözlesme imzalanmistir. Toplantida gida, su, kesintisiz üretim, manzara, koruma, rekreasyon ve diger çevresel faydalar saglanirken arazi kaynaklarina baski ve bunun yaninda su krizinin arttigi vurgulanarak, su ile orman yönetimi arasindaki iliskinin giderek önem kazandigina dikkat çekilmistir


Slide 7:Sürdürülebilir orman yönetiminin, su kaynaklari yönetiminde ve kaynak gelistirmede anahtar faktör oldugu ve bu nedenle gelecekte olusabilecek taleplerin karsilanabilmesi açisindan ormanlarin hidrolojik ve çevresel fonksiyonlarinin anlasilmasina yönelik çalismalarin yeniden gözden geçirilmesi gerekliligi, ormanlarin yoksullugu azaltmadaki etkisi, gida güvenligi, biyoçesitliligin korunarak sürdürülebilmesi, güvenli içme suyunun temini ve diger kültürel ve sosyo ekonomik faydalarin saglanmasindaki rollerine deginilmistir. su ve canli kaynaklarin yönetimi ile ilgili kararlar alinmistir. Bu önemli kararlar


Slide 8:· Hem insanlarin ihtiyacini karsilayan, hem de çevreyi bütünlestiren yaklasimlarin orman ve su yönetimine adapte edilerek, tutundurulmasini saglamak, ·Orman ve su arasindaki etkilesimin anlasilmasini gelistirmek, ·Farkli orman ve su politikalari ile yönetim uygulamalarinin sosyoekonomik ve kültürel etkilerinin anlasilmasini saglamak, ·Bilimsel bilgi ve verilerin daha iyi bir sekilde dagitimini saglamak  Shiga Toplantisi’ndan sonra, Japonya’da yapilan Üçüncü Dünya Su Forumu (2003), gelecek yillarin öncelikli konularini belirlemis ve artik teoriden uygulamaya geçilmesinin gerekliligi vurgulanmistir


Slide 9:Dünya Bankasi’nin 2003 yili raporunda önümüzdeki 50 yil içinde kalkinmanin sürdürülebilir olabilmesi için ülkelerin kalkinma stratejilerini olustururken, dikkate almalari gereken temel konulara yer verilmektedir. Raporda alti çizilen konular:  ·  Asiri yoksulluk ortadan kaldirilmalidir. ·   Gelir dagilimindaki esitsizlikler azaltilmalidir. · Hava kirliligi, gelismekte olan ülkelerin pek çok sehrinde sagliksiz boyutlara ulastigindan çözüm önerileri gelistirilmelidir. ·  Içme suyu kitligi giderek artan bir problemdir.


: Sürdürülebilir kalkinma için en önemli yasamsal kaynaklardan biri sudur. 20. yüzyilda dünya nüfusu 19.yüzyila oranla üç kat artmasina ragmen, su kaynaklarinin kullanimi alti kat artmistir. Ancak bu hizli tüketim, kaynaklardan yararlananlara esit firsatlar ve yararlar saglayacak özelliklere sahip degildir. Bunun sonucu olarak tüm dünyada su krizi kaçinilmaz olmustur. Su krizi, bir milyarin üzerindeki insanin saglikli içme suyuna yeterli erisim saglayamamasi ve dünya nüfusunun yarisinin da yeterli su ve atik su altyapisina sahip olmamasi seklinde tanimlanabilir.


Slide 11:20 yil içerisinde gelismekte olan ülkelerde gida ürünlerinin yetistirilmesi için % 17 oraninda daha fazla suya ihtiyaç duyulacaktir. Bu noktadan hareketle toplam su tüketimindeki artisin % 40 olacagi tahmin edilmektedir. Bazi tahminler, 2025 yilindan itibaren 3 milyardan fazla insanin su kitligi ile yüzyüze gelecegini göstermektedir.


Slide 12:SU VE SAGLIK Dünya Bankasi degerlendirmelerine göre,kirli sular gelismekte olan ülkelerdeki hastaliklarin %80’ine sebep olmakta ve her yil yaklasik 10 milyon kisinin ölmesine yol açmaktadir. Su kalitesinde meydana gelen düsüs ve suyun niteligine iliskin endiseler, Birlesmis Milletler Çevre Programi’nin, su kaynaklarini, çevreyi koruma ve gelistirme kapsamina almasini saglamistir.


Slide 13:Su Kaynaklari ve Nüfus artisi Isveçli hidrolojist Malin Falkenmark, bir ülkede yillik fert basina düsen tarimsal, evsel- kentsel ve endüstriyel su ihtiyacinin asgari yeterlilik sinirini 1000 m3 olarak vermektedir.Dünyanin özellikle üç bölgesinde su kitliklari yasanmaktadir.Afrika Ortadogu ve Güney Asya. 20. yüzyilda dünya genelinde gerçeklesen su tüketimi artis hizi, nüfus artis hizinin iki buçuk misli fazlaydi. Hatta su sorununun yasanmakta oldugu Ortadogu’da, nüfusun büyüme orani birçok ülkede %3’ü asmakta, yeni nesil sayica bir öncekini ikiye katlamaktadir. Dünya bankasi uzmanlarinin tahminlerine göre. 2025 yilinda, ciddi anlamda su kitligi çeken ülkelerin sayisi 34’e yükselecektir.


Slide 14:ÜLKEMIZIN SU POTANSIYELI Bir ülkeye yagan yagislarla beslenen su potansiyeli nüfusa bölündügünde, kisi basina düsen, yillik ortalama su miktarina ulasilir. Ancak unutmamak gerekir ki bir ülkedeki su potansiyeli, her zaman faydalanilabilir nitelikte degildir. Nehirleri düzensiz bir su akisina sahip olan ülkelerde toplam su potansiyeli ile faydalanilabilir su potansiyeli arasinda önemli bir fark vardir


Slide 15:Türkiye’nin 779.425 km2 lik yüzölçümünün 765.152 km2 lik kismi kara, 14.300 km2 lik bölümü ise sulu yüzey olusturmaktadir. Türkiye yari kurak bir iklime sahip olup kimi bölgeleri arasinda asiri isi derecesi farki bulunan bir ülkedir. Türkiye’de yillik ortalama yagis miktari 643 mm3 tür. Trakya ve Içanadolu bölgelerinde sulanabilir topraga göre su kaynaklari kisitliyken, Dogu Karadeniz’de ise tersi bir durum vardir.


Slide 16:Türkiye’nin Su Kaynaklari SEKIL1: Yerüstü Sulari ( milyar m3) SEKIL2 :Yeralti Sulari ( milyar m3 ) (Kiran ,2005)


Slide 17:Ülkemizdeki nüfus artisi göz önüne alindiginda, 2010 yilinda kisi basina düsecek su miktari yillik 2750 m3 olarak tahmin edilmektedir. Ayni dönemde kisi basina düsecek kullanilabilir su miktari 1300 m3 olacaktir. Bu da ileriki yillarda, özelliklede kurak geçecek yillarda, ülkenin bazi kesimlerinde ciddi su açiklarinin yasanacagini göstermektedir(1). Türkiye’de yillik nüfus artisi %2,3 iken, GAP bölgesinde bu oran % 3,6 dir ve bu da dünyadaki %1.8 lik artisin tam iki katidir.


Slide 18:Aslinda kisi basina düsen yillik su miktari dikkate alindiginda , Türkiye su kaynaklari açisindan sanildigi gibi zengin bir ülke degildir; Ülkemizde kisi basina yillik su miktari 1300 m3 civarindadir. Oysa bu miktar Asya’da 3000 m3 Bati Avrupa’da 5000 Afrika’da 7000 Kuzey Amerika’da 18000 Güney Amerika’da 23000 Bütün Dünyada ise 7600 m3 tür.


Slide 19:Ülkemiz Ortadogu’ya göre avantajli durumda sayilabilir, ancak su zengini bir ülke kategorisinde degil. ”Akillica yönetilmis politikalar ve sinirli bir nüfus artisiyla” kendi gereksinimlerini karsilayabilecek konumdadir.


Slide 20:FIRAT VE DICLE   Firat ve Dicle nehirleri Türkiye’nin toplam akarsu potansiyelinin %28,5 ‘ini olusturmakta ve böylece Türkiye’deki su kaynaklari içinde önem bakimindan ilk sirada yer almaktadir. Dicle- Firat Nehirlerine iliskin politikamizin esaslarindan biri “ iki nehir tek havza “ilkesidir. Bu yaklasim çerçevesinde iki nehrin toplam su potansiyelinin kiyidas üç ülkenin ihtiyaçlarini karsilayabilecegi savunulmaktadir. Dicle ve Firat Nehirlerinin tek bir havza olusturdugu uluslar arasi alanda da genel kabul görmüstür.


Slide 21:Dicle- Firat Nehirlerinin tek havza olarak kabul edilmesi, anilan nehirlerin Irak’a “Sat-ül Arap” adini alarak birlesmesi ve Basra körfezine dökülmesinden 200 km boyunca tek bir nehir halinde akmasinin dogal sonucudur. Bunun da ötesinde , Irak’ta “ Tartar kanali adiyla insa edilmis bir kanal yardimiyla Dicle nehrinin sulari Firat nehrine aktarilmakta ve söz konusu su transferi sirasinda olusan Tartar gölünde 80-85 milyar metreküp su biriktirilmektedir. Dicle-Firat nehirlerinin iki ayri havza olarak degerlendirilmesi sadece Irak’in yararina olacaktir.


Slide 22:FIRAT   Erzurum yakinlarinda dogan Firat nehri, Murat ve Karasu kollarinin birlesim noktasindan, Dicle nehrine ulasincaya kadar yaklasik 2330 km lik yol kat eder. Nehir Türkiye topraklarinda yaklasik 900 km akip küçük ölçekli sulari bünyesine kattiktan sonra Suriye’ye geçer. Firat nehrinin toplam 444.000 km2 havzasinin %28’i Türkiye’de, %17’si Suriye’de, %40 Irak’ta ve %15 i Suudi Arabistan’da dir. Nehrin yillik su hacminin %89’u Türkiye’den, %11’i Suriye’den saglanmaktadir.


Slide 23:DICLE   Dicle; Firat Nehrinden sonra Güneybati Asya’nin ikinci uzun nehridir. Toplam 1900 km uzunlugundaki Dicle nehri, deniz seviyesinin yaklasik 2000 –2500 m üzerinde yer alan Dogu Anadolu’nun Toros-Zagros daglari eteklerinden ( Elazig’daki Maden dagindan) dogup Türkiye topraklarinda 523 km kat ederek Irak kurnada Firat ile birlesir ve Basra körfezine dökülür. Türkiye’nin Dicle nehrine katkisi %51, Irak’in ise %39, Iran’in ise %10 civarindadir. Suriye’nin Dicle’ye herhangi bir katkisi yoktur.


Slide 24:ÜÇ ASAMALI PLAN   Türkiye, 1984 yilinda, “Dicle-Firat Havzasi Sinirasan Sularinin Optimum, Akilci, Hakça Kullanimi” ya da kisaca “Üç Asamali Plan” olarak bilinen öneri paketini sunmustur. Sunulan plana göre birinci asamada, su kaynaklarinin bilimsel çalismalarla tespiti yapilacak; toprak envanteri çikarilarak toprak siniflandirmasi yapilacak ve su ihtiyaci tespit edilecek;


Slide 25:Üç asamali plana göre su ve toprak kaynaklari birlikte düsünülecek ve hangi tarimsal projelerin nerelerde ve hangi sulama kosullariyla en rasyonel biçimde uygulanabilirligi tespit edilmeye çalisilacaktir. Plana göre sularin paylasilmasi yerine, bölgesel planlama ve su kullanimi yoluyla su kitligi sorununa çözüm bulmak amaçlanmaktadir. Ayrica plan, Dicle Nehrinin fazla sularinin Firat’a aktarilmasi olanaklarini da içermektedir. Türkiye’nin üç asamali plan ile sistemize ettigi düsünceler ve kullandigi terminoloji, BM Uluslararasi Hukuk komisyonu’nun görüsleriyele de bir parelellik olusturmaktadir. Türkiye, üç asamali plan ile, bir yukari kiyidas ülke olarak, mutlak toprak egemenligi prensibinden ziyade, sinirli toprak egemenligi prensibini ön plana çikarmistir.


Slide 26:Suriye ve Irak, Türkiye’nin Firat ve Dicle havzalarini bir bütün olarak ele alma ve Dicle’den Firat’a su aktarma önerisini reddetmis ve her iki nehrin ayri ayri incelenmesini istemistir. Türkiye’nin havzanin tamamina iliskin verilerin toplanmasi, karsilikli bilgi alisverisi ve yaygin ölçme istasyonlarini kurulmasi gibi düsünceler, uluslar arasi alanda makul öneriler olarak görülmektedir. Önemli bir tartisma konusu da üç ülkedeki sulanabilir toprak miktaridir. Suriye ve Irak’in komiteye sundugu veriler ile konuyla ilgili bilim adamlari ve çesitli kuruluslarin sundugu veriler arasinda ciddi farkliliklar vardir.


: SEKIL 4 SEKIL3 (Çinar 2004)


Slide 28:AB ve Firat-Dicle AB Türkiye’nin hak ve çikarlarini gözetmeyen, dünyada hiçbir örnegi/uygulamasi görülmeyen bir öneri getirmistir ( 6 Ekim 2004 ) . AB bize sunlari söylemektedir(2). Ortadogu’nun hatta daha açik ifadeyle Israil’in su sorununu çözmekte Türkiye’nin su kaynaklari kullanilacaktir. Türkiye’nin sinir asan sular sorunu, dünyada benzeri görülmemis biçimde, ilk kez suya kiyisi olmayan memba yada mansap ülke olmayan ülkelerin katilimiyla çözülecektir. Dicle ve Firat denize dökülene kadar taraf olan ve taraf edilen ülkeler tarafindan yönetilecektir.


Slide 29:GAP PROJESI Ortadogu’da, Nil nehrinden sonra ikinci ve üçüncü büyük nehir durumunda olan Dicle ve Firat, dünyanin büyük nehir sistemleri arasinda yer alir. Türkiye’nin bu iki nehir üzerinde tamamlamaya çalistigi GAP projesi ise uluslararasi öneme sahiptir. GAP , 7 tanesi Firat, 6 tanesi Dicle ye iliskin olmak üzere 13 projeden olusmakta, 22 büyük baraj, 19 hidroelektrik santrali ve düzinelerce sulama kanali içermektedir. Ana proje, yapimina 1983 yilinda baslanan ve 1990 yilinda tamamlanan, dünyanin 9. büyük baraji konumundaki Atatürk barajidir.


Slide 30:GAP‘in tamamlanmasiyla birlikte, Bölgede 1.7 milyon hektar civarinda arazi sulu tarima açilacak, bu arazinin 1.08 milyon hektari Firat üzerinde, 600.000 hektari da Dicle üzerinde olacaktir. Dünya Bankasi, Türkiye’nin GAP Projesi için istedigi krediyi reddetmistir. Ilgili uluslararasi kuruluslardan destek saglayamayan Türkiye, GAP projesinin tamamlanmasi için gerektigi hesaplanan 32 milyar dolarin tamamini kendi imkanlariyla karsilamak zorunda kalacaktir. Çalisma programindan taviz verilmedigi durumda her yil bütçeden yaklasik % 6-9 civarinda bir ödenek ayrilmak durumundadir. Bu duruma göre sulama, isleri 10 yil, enerji projeleride 15 yildan önce bitmeyecektir.


Slide 31:GAP bölgesindeki bütün sulama projeleri tamamlandiginda, Türkiye’deki toplam sulu arazinin %19’una denk düsecektir. Su anda; Firat üzerindeki barajlar Türkiye’deki hidroelektrik üretiminin %33ünü, Dicle üzerindekiler ise %14 ünü meydana getirmektedir. GAP ile amaçlanan, ovanin bir kismini sulamak degil, Hollanda’nin iki kati kadar büyük ve 6 milyondan fazla nüfusa sahip bir bölgeyi, bir anlamda köklü bir degisime tabi tutmaktir. Komsumuz Irak ve Suriye GAP projesine basindan beri karsi çikmaktadirlar. Erozyona karsi yapilan agaçlandirma gibi finansman yükü agir harcamalara katkida bulunmak bir yana, Türkiye’nin dis dünyadan bulmaya çalistigi dis kredileri de engellemeye çalismaktadirlar.


Slide 32:GAP Bölgesi orman varligi bakimindan ülkemizin en fakir bölgesidir. Bölge ormanlarinin çogu Kuzey'deki Dogu Anadolu mese ormanlarinin devami niteliginde olup, Firat ve Dicle nehirleri bu ormanlarin yer aldigi havzalardan beslenmektedir. GAP Bölgesi’nde rehabilitasyon ihtiyaci olan saha, agaçlandirma sahasiyla birlikte yaklasik olarak 1.000.000 ha’dir.


Slide 33:Orman Bakanligi mevcut olan potansiyel sahalarda agaçlandirma, erozyon kontrolü ve mera islahi çalismalarini "Orman Alanlarinin Gelistirilmesi Projesi" adi altinda tüm Türkiye genelinde ve GAP Bölgesi'nde gerçeklestirmektedir. Bu çalismanin disinda bir de Dünya Bankasi tarafindan desteklenen "Dogu Anadolu Su Havzasi Rehabilitasyonu Projesi" yürütülmektedir. Dünya Bankasi tarafindan desteklenen bu proje, Orman Bakanligi koordinatörlügünde Köy Hizmetleri Genel Müdürlügü ile Tarim ve Köyisleri Bakanligi'nin Il Müdürlükleri tarafindan Elazig, Malatya ve GAP illeri kapsaminda yer alan Adiyaman illerinde yapilmaktadir. Projenin amaci


Slide 34:Orta Firat Havzasi’ndaki bitki ve su kaynaklarini korumak, erozyonu önlemek, meralari islah etmek ve köylümüzü yerinde kalkindirmaktir. Proje çerçevesinde 54 mikro havzada çalisma yapilmasi planlanmistir.


Slide 35:SU KAYNAKLARIMIZ VE ORMANCILIK Ormanlik havzalar,tüm ülkelerde içme ve kullanma suyu saglanmasinda önemli yer tutmaktadir. ABD’de toplam yüzeysel akisin 2/3 ü ormanlik havzalardan gelmektedir. Türkiye’de kullanilabilir yüzeysel akisin en az ½ si, ülkenin yaklasik ¼ ünü kaplayan orman alanlarindan gelmektedir(6)


Slide 36:“Su havzalarinin büyük bir bölümü orman ekosistemleri ile kaplidir. Bunun yaninda meralar da su üretim islevine katilan önemli ekosistemlerdir. Ancak, su sorunu dile getirilirken bu baginti görmezden gelinmektedir. Su kitligini çözecek ve siyasi pazarlik gücümüzü gelistirecek olan alanlar buralardir. Suyun üretildigi yer su havzalaridir. Su üretimi bu amaçla seçilmis bulunan havzalarin islevi durumundadir. Bu havzalarin ve bunlardan elde edilen suyun düzeyinin ve niteliklerinin korunmasi ve gelistirilmesi gerçek anlamiyla su üretimidir.


Slide 37:Ormanin, suyun kalitesi, miktari ve rejimi üzerinde etkileri asagidaki sekilde siralanabilir(4) Yapilan arastirmalarda, ormanlik alanlarin, çevresindeki diger alanlara oranla 0,15-0,50 daha fazla yagis aldigi saptanmistir. ·        Ormanlar, aldigi yagisin 0,44’ünü kullanilabilir dere akisi yani su ürünü haline getirirken, orman disindaki alanlarda bu oran 0,14 olarak belirlenmistir. Bitki kökleri çikardigi CO2 ile toprak suyunun çözündürme gücünü artirarak ve agaç köklerinin kayalarin çatlaklari arasina girerek kayalari parçalamasi sonucu toprak derinligini arttirir. Böylelikle toprakta tutulan su miktari artar.


Slide 38:Suyun Türkiye için yalnizca tarimsal, endüstriyel, kentsel, saglikla ilgili bir güç olarak algilanmasi yanlistir. Su ayni zamanda siyasi ve stratejik güç olarak da dikkate alinmak zorundadir (7). Su üretimi yapilan her yerde, baska bir ifade ile su kaynaklarinin degerlendirilmesinde, o yörenin iklim, reliyef, toprak ve bitki örtüsü gibi dogal verilerinin karakteristikleri ve bunlar arasindaki ekolojik iliskiler dikkate alinmalidir(4). Toprak kaybi, taskin afetlerinin önlenmesi ve su ekonomisinin düzenlenmesinde en etkin faktörün orman vejetasyonu oldugunu yapilan arastirmalar ortaya koymustur.


Slide 39:Topragi tutmaya ve erozyonu engellemeye dönük tüm koruma önlemlerinin amaci, yagis sularinin topraga giren miktarini arttirma, yüzeysel akis hizini azaltma, topragi ve içindeki besin maddelerini birlikte götürmeden akarsu, baraj, göl ve göletlere katilmasini saglamaktir. Yüzeyalti akis ve taban suyu akisini belirleme için pinarlarda yapilan uzun süreli ölçmelerden elde edilen sonuçlara göre, orman vejetasyonunun çiplak alanlara kiyasla barajlari su ile besleme bakimindan daha etkin oldugu anlasilmaktadir.


Slide 40:·        Ormanlik alanlarda toprak üzerindeki dal ve yaprak gibi artiklardan olusan süngerimsi örtü; yüksek su tutma kapasitesi ile yagis suyunu depolayip topraga yavas ileterek erozyonu önler ve topraga kazandirdigi gözenekli yapi ile daha fazla suyun topraga girmesini saglar. Topragin absorbe edemedigi fazla su ise, erozyona neden olmadan ölü örtünün altinda egim yönünde hareket eder. ·        Bu sekilde toprak altina geçerek yeralti sularina ulasan yagis suyu, dereler ve baraj gölünü her mevsim düzenli beslemesinin yani sira, siddetli yagislarda bile sel olasiligini azaltir.


Slide 41:Vejetasyonun baltalik olarak isletilmesiyle koru ormani olarak isletilmesi arasinda su verimi bakimindan baltalik lehine bir fazlalik oldugu saptanmistir. Bu durum baltalik ormanin daha az bir yaprak yüzeyi endeksine sahip olmasi ve kis döneminde yapragini dökmesi ile açiklanabilir. Öte yandan, baltaligi olusturan bitkiler en çok 20 yilda bir tamamen kaldirildigindan bitkilerin su tüketimi belli dönemde en aza inmektedir. Su kitliginin yasandigi yörelerde su üretim havzalarindaki vejetasyona, ekolojik kosullarin elverisli olmasi durumunda, bu yönetim biçiminin, yani baltalik rejiminin uygulanmasi etkin bir yöntem olarak önerilebilir (4).


Slide 42:Baraj havzalarinda egim derecesi %12-14’ün üstünde olan yamaçlar zorunlu olmadikça tarim arazisi olarak kullanilmamalidir. Bu arazilerin topragi orman veya çayir örtüsü ile kaplanmalidir. Dik egimli yerlerdeki ormanlarda ekonomik orman isletmeciligi degil, koruma ormani rejimi uygulanmali, her türlü orman tahribatindan kaçinilmalidir. Su havzalari siki kontrol edilmelidir. Bu bölgelerdeki tarimsal faliyetler çevresel kirlilik yaratmayacak sekilde yapilmalidir. Yerlesmeler önlenmelidir. Orman yanginlarina karsi hassas olan yörelerde, su kaynaklarinin korunmasi bakimindan, yangin tehlikesine karsi koruyucu ve önleyici tedbirler alinmalidir.


Slide 43:Orman ekosistemlerinden sürekli olarak suyun saglanabilmesi için bu tür ekosistemlere birtakim müdahalelerin (örnegin, silvikültürel müdahalelerle orman sikliginin kontrolü, agaç türü degisimi, idare süresinin uzatilmasi, açik alanlarin bitkilendirilmesi, diri ve ölü örtü temizligi, su yollarinin bakimi, vb.) yapilmasi gerekmektedir. Su havzalarinda ormanlarin su üretimine dönük olarak yönetilmesi sirasinda ormancilik sektörünün yönetim, koruma ve gelistirme bakimindan katlanmis oldugu agaçlandirma, genel yönetim, arastirma ve gelistirme gibi birtakim masraflar bulunmaktadir. Zira bugünden baslayan ve büyüyecegi kesin olan su sorununda çözümün temel ögesi, finans desteginin saglanmasidir. Yönetimimiz altindaki havzalardan, suyun devamli ve saglikli bir sekilde toplumun hizmetine sunulmasi, biz ormancilara düsen önemli bir sorumluluktur.


Slide 44:YARARLANILAN KAYNAKLAR 1- KIRAN,A.2005: Ortadogu’da Su. Kitap yayinevi, ISTANBUL 2- TOKLU,V.2006 : AB “Su”da Sinirlari Zorluyor. Strateji Dergisi, yil 2 sayi:83 3- ÇINAR.M.2004 : Ortadogu’da Su Sorunu ve Türkiye. Aydinlanma1923 Dergisi Yil:6 Sayi:42 4- ÇEPEL,N.1986 : Barajlarin Yukari Yagis Havzalari Için Arazi Kullanim Planlamasinin Ekolojik Esaslari. I.Ü.orman Fak.Der.Seri:B,Cilt:36 Sayi:2 5- GÖRCELIOGLU,E.1984. Havzalarin su Verimleri Üzerine Ormanlarin Etkileri Orman Fak.Der.Seri:B.Cilt:34 Sayi:2 6-GÖRCELIOGLU,E.1995 Orman Fak.Der.Seri:B.Cilt:45 Sayi:3-4 7-UÇKUN, G .Ormanlar ve Su politikasi. www.cekulvakfi.org.tr/icerik/haftanin yazisi 8- www.suvakfi.org.tr